sonat şen

sonat şen
8/10
·112 syf.··
2026 36. kitabı
72. Saik Faik Hikaye Armağanı kazananı. Duru bir dille, aile ilişkileri anlatılmış. Diyalogları samimi. Öykü bitişleri çok ilginç geldi bana. Sanki yazar bir an’a kamerasını çevirmiş, anda olanları anlatmış, sonra kaldığı yerde hayat bildiği gibi devam etsin diye kenara çekilmiş gibiydi.
Sardunyalar Güneşe BayılırBaşak Arslan · Sel Yayınları · 202539 okunma
Reklam

sonat şen

, bir kitap okudu
8/10
·112 syf.··
2026 36. kitabı
Başak Arslan
8.3/10 · 39 okunma
8/10
·112 syf.··
2026 35. kitabı
Yazardan okuduğum ikinci kitap. Kendisinin “görünmeyen döngü” kapsamında yazdığı kitaplardan biri Nuh’un Çocukları. Museviliği bir çocuğun gözünden, üstelik ikinci dünya savaşı döneminden anlatmak aslında edebiyatta çok başvurulan konulardan biri. Ama yazarın bakış açısı biraz daha farklı. O, dönemin çok işlenen toplama kamplarının dışındaki hayatlar üzerinden ele almış konuyu. Ailesinden uzak kalan, yaşananların saçmalığına direnen iyi hristiyanların yanında, onların koruması altında kalan çocukların yaşadıkları var burada. Hatta naziler arasında bile iyi insanlar olabileceğini göstermek, tüm dünyanın eş zamanlı çıldırmadığını kanıtlamak istemiş sanki yazar. Şimdilerde yaşananlar için o acı geçmişin asla unutulmaması gerektiğine ve başka insanların tehdidi altında yaşamayı kimsenin hak etmediğine dair de vurguları var. “İki taraf arasında ne kadar kin biriktirirsen barış da o kadar imkansız olur” demesi boşuna değil. Kısacık bir romana sığdırılacak en temel sorunlar üzerinden anlatılanlar etkileyiciydi. Öneririm.
Nuh'un ÇocuklarıEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 202663 okunma
9/10
·272 syf.··
2026 33. kitabı
Yazardan okuduğum üçüncü kitap bu. Yine geçmişten gelen seslerle dolu, bugünü yaşan bir karakter var. Vidar, bir tarih öğretmeni. Ama okulda bir öğrencisine uyguladığı iddia edilen şiddet nedeniyle uzaklaştırma aldığı bir dönemde tanıyoruz biz onu. Okurken aklıma ilk gelen The Hunt (Onur Savaşı) filmi oldu ilk etapta. Ortada ters giden bir durum olduğu kesin, video görüntüleri var Vidar öğrenciye saldırırken. Ama öğrenci Mellberg de sütten çıkmış ak kaşık değil. “Evde kuralları çocukların koymasına izin verilen, ebeveynlerin dizginleri teslim ettiği ailelerden çıkan çocuklarda görülen o yetişkinlere karşı saygısızlık” konusunda deneyimli bir genç. Vidar, onu bir öğrenci ile kavga ederken ayırmak isterken çocuk bir şey söylüyor ve Vidar o an kontrolünü kaybediyor. Okuldan uzaklaştırıldığında bu konu üzerinde düşünmeye başlıyor Vidar. Çocuk ne söyledi de bu kadar öfke patlaması yaşadı hatırlamıyor. Ama düşünceleri onu çocukluğundaki sabit bir tarihe 17 Haziran 1986’ya götürüyor hep. O gün ile bugün yaşadığı olay arasında bir bağ olduğuna emin Vidar. Bizi de okur olarak ikna etmeyi başarıyor buna. O 17 Haziran’da ne oldu diye hatırlamaya çabalarken, belleğindeki anıları çıkarma yöntemi çok ilginç olmuş bu kez. Yazlık evin telefonunu arayarak geçmişteki o tek güne ulaşıyor her seferinde. An be an canlanıyor gözünde o gün yaşananlar. Eksik parçalar da annesi ve ablası tarafından tamamlanıyor. Elimden bırakamadan okudum yine. Ama hala en beğendiğim kitap “Hayatta Kalanlar” sanırım. Malma İstasyonu da ikinci. Onun yarattığı şok etkisi, belki üç roman boyunca yazarın tarzına alıştığım, anne ile olan sorununa aşina olduğum için, bu kez daha azdı. Ama yine çok beğendim. Alex Schulman severler zaten kaçırmaz da, yeni tanışacaklara da benim önerim olsun.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026721 okunma