·
Okunma
·
Beğeni
·
355
Gösterim
Adı:
Beyaz Kasımpatı
Baskı tarihi:
14 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051884042
Kitabın türü:
Orijinal adı:
White Chrysanthemum
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
Kore 1943. On altı yaşındaki Hana, tüm hayatını Japon istilası altında geçirir. Yaşadığı adanın bir geleneği olarak dalgıç olan Hana, çoğu Korelinin bilmediği özgürlüğü denizde tadar. Ta ki Japon askerlerinin güvenilir gördüğü ada sahiline ayak basana kadar… Hana, küçük kız kardeşini korumak için kendini feda eder ve Japon askerlerine esir düşer. Ailesini, sevdiklerini, evim diye bildiği toprakları ardında bırakmak zorunda kalan Hana, Japonya ordusuna hizmet etmek için Mançurya’ya gönderilir. Artık o bir Sakura’dır ve hayallerinde yuvasına dönmek vardır.

Güney Kore 2011. Emi son altmış yılını yaşanılanları unutmaya çalışarak geçirse de kız kardeşinin onun için yaptığı fedakârlığı bir türlü zihninden silemez. Bu vicdan azabından kurtulmak için geçmişiyle barışmaya kararlıdır. Tüm ailesini kaybetmesine, korkunç bir evlilik yaşamasına rağmen çocukları için bu saplantıdan kurtulmak zorundadır. Acaba Emi kendini affetmek için savaşın korkunç sonuçlarıyla yüzleşebilecek midir?

İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan ve günümüzde hâlâ etkisini gösteren gerçek olaylardan esinlenilerek kaleme alınan Beyaz Kasımpatı, koşullara rağmen kardeş sevgisinin her şeyden üstün olduğunu ortaya koyan bir başyapıt. Merak uyandıran, umut dolu bu romanı soluksuz okuyacaksınız.

“Beyaz Kasımpatı muhteşem olay örgüsüyle hem tarihi detayları barındırıyor hem de duyguyu tamamen hissettiriyor.” Publishers Weekly



(Tanıtım Bülteninden)
392 syf.
·9/10
Blogumdan alintılama yapıyorum.Akıcı ve yalın bir kitap.1943 yılına gidiyoruz,hemde Kore’ye.Büyük Kore savaşını ve etkilerini gördüğümüz tarih ve aile anlatılıyor.On altı yaşındaki Hana,tüm hayatını Japon istilasında geçirir.Hanna Kore’nin bir köyünde büyümektedir ve köyün geleneği nedeniyle iyi bir dalgıçtır.Muhteşem hayatı ta ki Japonların ayak basmasına kadar sürer.Hana,kız kardeşini korumak için fedakarlık yapar ve esir düşer.Bu esir hayatında Japonya’ya Mançurya’ya gönderilir ve bütün sevdiklerinden ayrılır.

2011 yılında Hana’nın kız kardeşi Emi ise bu yaşananları unutmaya çalışarak geçirir,son altmış yılını.Vicdan azabından kurtulmak içinse geçmişiyle barışmaya karar verir.Tüm ailesini kaybetmek yerine ve mutsuz evliliğine rağmen çocukları için yapmaya karar verir.

Kölelik ve işkenceler de yer almış.Akıcı ve keyifli bir kitap.Gerçek olaylardan esinlenmiş.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar. :)
392 syf.
·Puan vermedi
Resmen içim parçalanarak bitirdim kitabı. @arkadyayayinlari 'ndan bu tarz kitaplar okumayı seviyorum. Daha çok Nazi Almanyasını okuyup, o dönemdeki şiddete, katliama lanet yağdırırız ama bu hikâyede kendi gerçeklerini anlatıyor.
1943 yılının Koresi. Japon istilasında geçen onca yılın dağıttığı aileler, seks köleliği için satılan kızlar ve gidip de dönemeyen gençler.
Hana'da Jeju adasının güvenli sularında balıkçılık yapan bir genç kız. Henüz onaltı yaşında ve canından çok sevdiği kız kardeşi Emi ile aliesi tek mutluluk kaynağı. Bir gün güvenli sahillerine gelen Japon askerinin onu yakalayıp Mançurya'ya seks kölesi olarak gönderilmesi ile hayatı değişir. Kız kardeşi Emi'yi görmelerine engel olmak için sessizce peşlerinden gider ve yok oluş bununla başlar.
392 syf.
·5 günde·9/10
"Bütün savaşlar, dünya kadınları ve kızları için bir suçtur!" der Mary Lynn Bracht. Esasen savaş, dünya üzerindeki her varlık adına bir suçtur. Yine de bu kitapta -kahramanları yine kadınlarda oluşan- bir kadın gözünden savaşın tüm iğrençliklerini, suçlarını ve ne amaçla olursa olsun; başlagıcı, oluş süreci ve bitişinde bile kimseye bir kâr sağlayamadığını görüyoruz.
Konu, Japonların 1940'lı yıllarda 'Büyük Japonya' hayallerinin kurban ülkelerinden biri olan Kore'de, o zamanlar kuzey - güney diye ikiye bölünmemişti, başlıyor. Jeju adasında dalgıçlık yaparak hayatlarını sürdürmeye çalışan bir ailenin en büyük kızı olan Hana dalgıçlık esnasında, henüz dokuz yaşında olan küçük kız kardeşini kurtarma pahasına bir Japon asker -Morimoto- tarafından kaçırılır. Ve olaylar 1943 (Hana'nın başından geçenler), 2011 (küçük kardeş Emi'nin başından geçenler) şeklinde bölümler halinde sunulması ile devam eder. Kore'den Mançurya'ya, oradan da Moğolistan'a uzanan yürek burkan bir hikaye...
Yazar eseri kurgulamış olsa dahi, yaşanmış olaylardan ilham almış. Japonların, 2. Dünya Savaşı sırasında birçok ülkeden kaçırdığı kızları, savaş esnasında Japon askerlerinin ihtiyaçları(!) için, 'seks kölesi' olarak kullanması... Bu kitaptan sonra belki de savaş dendiğinde akla ilk olarak askerler, silahlar, bombalar değil de yıkılan hayatlar, sesleri ve hikayeleri asla tam olarak bilinemeyecek kadınlar gelecek.
Yaşanılmadığı sürece muhakkak anlaşılmayacak bir acının adıdır savaş. Ve tek dileğimiz bu acıyı hiç kimsenin yaşamamasıdır.
392 syf.
·Beğendi·10/10
Boğazımda aşağı yutamadığım bir yumru, kalbimde acı ve elimde mendil ile kitabı bitirdim. Dönem kitaplarını her okuduğumda hep içim acırdı ama bunun kadar içimi yakan olmamıştı. 400’e yakın sayfayı bir oturuşta bitirebileceğiniz bir kitap. 1945 yılı ve 2011 yılı olarak ilerliyor.
.
Japon askerlerinin Güney Koreli kız çocuklarını kaçırıp seks kölesi olarak çalıştırmasını anlatıyor. Güney Kore tarafından yaptırılıp Japonya Konsolosluğu’nun önüne yerleştirilmiş, seks kölesi kızları temsilen diğer adıyla Barış Heykeli olarak geçen heykel büyük tepki toplamış. 1910-1945 yılları arasında kaçırılan 200.000 kadından sadece 46 tanesi geri dönebilmiş. Ve şu an 20 küsür tanesi hala hayatta. 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanan, insanlık tarihinin en büyük utancı olarak geçiyor.
392 syf.
·Beğendi·10/10
Beyaz kasımpatının her yaşta okunabilecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Daha çok 13 yaşından büyük okuyucular için uygun. Ama bu kitabın güzel olmadığı anlamına gelmiyor. Kitap hakkındaki düşüncelerim tamamen olumlu yönde. İçinizde anlamlandıramadığınız tatlı ama hüzünlü bir his bırakacak. Kitabın konusu sizi ilk sayfalardan içine alıyor. Kötü sonla bittiğini söyleyemem ama tamamen mutlu bir sonla da bitmedi.

Harika bir kitaptı. Kesinlikle okumalısınız!
392 syf.
·Beğendi·10/10
Beyaz Kasımpatı öyle hüzünlü bir kitaptı ki, okurken kendimi ne kadar sıktığımı fark etmedim. Sanırım gerçek yaşam öykülerini okumayı hepimiz seviyoruz. Kitaba adını veren çiçek Korelilerin yas çiçeği imiş ve gerçekten yaşanan olaylar üzerine yazılmış... Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen harikaydı.
@arkadya_kitap ın alışık olduğumuz geçmiş-günümüz olay örgüsünde geçen bu kitabı mutlaka okuyun ve okutun tavsiyemdir.
1943 senesinde Japonya'nın Koreyi işgal etmesi ile olaylar başlar. Kitabımızın baş kahramanı 16 yaşında ki Hana Jeju adasında ailesiyle birlikte mutlu bir hayat yaşamaktadır. Annesi gibi bir Haenyeo(Koreli dalgıç kadın) dur.Kardeşi Emiko'yu korumak için Japon bir asker tarafından götürülerek askerlere hizmet eden bir geneleve satılır. Artık o bir seks kölesidir. Çektiği acıları okurken kanım dondu.
2011 senesinde geçen bölümde Hana'nın kız kardeşi Emiko gözüyle okuyoruz. Seule gider ve seks kölesi kadınlara ithafen yapılan özgürlük heykelini görünce figürün 68 yıldır görmediği ve akıbetini bilmediği ablası Hana olduğunu anlar...
392 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Japon ordusu 1931 yılında Mançurya'yı işgal ederek dünyaya hükmetmek için etrafa saldırmaya başladı. Bu saldırıyı 1937'deki İkinci Sino-japon Savaşı takip etti ve saldırılar 1945 2. Dünya Savaşı'nda Müttefik devletler tarafından bozguna uğratılarak son buldu. Bu sırada iki yüz bin kadar Koreli kadın ve kızın Japon askerleri tarafından kaçırılarak
seks kölesi olarak askeriyeye satıldı.

16 yaşındaki Hana bunlardan biriydi. Küçük kız kardeşini korumak için kendini feda eden Hana Japon askerlerine esir düşer ve Japon ordusuna hizmet etmek için Mançurya'ya gönderilir.

Ablasının onun için yaptığı fedakarlığı asla unutamayan Emi ise geçmişi ile barışmak için ablasının izinin peşine düşer.

Yazarın annesinin çocukluğunun geçtiği köyü ziyaret ettiği sırada köle kadınlar hakkında öğrendikleri ve 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanan gerçek hikayelerden esinlenerek yazılmış hikaye aynı zamanda yazarın ilk kitabı. Kardeş sevgisini, umudu, utancı, vahşeti bir arada iliklerinize kadar hissederek okuyacağınız bir tarihi roman.
392 syf.
·15 günde·Beğendi·8/10
Çok hüzün dolu ve gerçeklerden yola çıkılarak yazılmış bir kitap bu .
Kore nın, Japon işgali sırasında ( ikinci dünya savaşı ) yaşananlar anlatılıyor . Onların Kore kızlarını toplayıp götürmelerini...
Hana da kız kardeşi için fedakarlık yapıyor ve onlara teslim oluyor. Götürüldükleri yerde ise çok kötü şeyler yaşıyorlar kızlar . Bir kızın hiç yaşamak istemeyeceği şeyler...
Geride kalan kız kardeşi Emi de , Kore iç savaşında ailesini kaybediyor zorla evlendiriliyor. Ama ablasının yaptığı fedakarlığı unutamıyor yıllar sonra onu arıyor .
Anlatılanlar ikinci dünya savaşı nın bir başka gerçekligiydi.
Kardeş sevgisini ve savaşta kadın olmanın daha da zor olduğunu hatırlatıyor .
392 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
İki kızkardeş birinin amacı tutsakliktan kurtulup ailesine kavuşmak, diğeri ise onu kurtarmak için esir düşen ablasını bulmak. Jeju adası Kore, Japon işgali altındaki Kore halkı hayatta kalmak ve geçimini sağlamak için japon askerlerin gözüne gorunmemek ve zor şartlarda geçimini sağlamaktaydı. Hana ve annesi her gün okyanusun derin sularına dalıp avlanir ve ailenin gecimini bu şekilde sağlardı. Onlar birer haenyeo'idi. Dalış sırasında yönünü kaybetmemek için annede Hana'ya her yuzeye ciktiginda gözünü kiyidan oynayan kardeşinden ayirmamasını söylerdi. Küçük kardeşi dünyaya geldiğinde annesi kardeşini ona emanet etmişti."İlk sorumluluğun onu korumak"demişti. Hana bunun kardeşini Japon askerlerinden uzak tutmak olduğunu biliyordu. 1943 yılı o sıcak yaz günü annesi ile dalış yapan onaltı yaşındaki Hana askerleri kumsalda görünce ilk aklına gelen kıyıya yüzmek ve kardeşini korumak olur. Kumlarin içine sakladığı kardeşini askerlerin bulmaması için dikkatleri üzerine çeken kız esir alınır ve işkence ve tecavuzlerde dolu bir hayata adım atar. Annesi olanlardan habersiz okyanusun derinliklerinde avlanmaya devam eder.
Yıl 2011 Güney Kore Jeju adası Emi arkadaşıyla okyanusun derin sularında dalış yapmakta. Seul a çıkacağı yolculuga hazırlanır. Kızını ve oğlunu girmek için yola çıktığı bilinen yaşlı kadın aslında yıllardır içini kemiren vicdan azabı ve ablasına olan özlemle bu yolculukları yapmaktadır. Onun asıl amacı Bininci Çarşamba protestosuna katılıp ablası hakkında bilgi toplayabilecek onu tanıyan birilerini bulmak. Seks kölesi kadınların dramını hatırlamak için yapılan Barış Heykeli'ni gören Emi onu hemen tanır . O yüzü hiç unutmamıştı o ablası Hana. Yolun sonuna gelen Emi çocuklarına kendisi ve ailesi ile ilgili sakladığı tüm sırları açıklar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beyaz Kasımpatı
Baskı tarihi:
14 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051884042
Kitabın türü:
Orijinal adı:
White Chrysanthemum
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
Kore 1943. On altı yaşındaki Hana, tüm hayatını Japon istilası altında geçirir. Yaşadığı adanın bir geleneği olarak dalgıç olan Hana, çoğu Korelinin bilmediği özgürlüğü denizde tadar. Ta ki Japon askerlerinin güvenilir gördüğü ada sahiline ayak basana kadar… Hana, küçük kız kardeşini korumak için kendini feda eder ve Japon askerlerine esir düşer. Ailesini, sevdiklerini, evim diye bildiği toprakları ardında bırakmak zorunda kalan Hana, Japonya ordusuna hizmet etmek için Mançurya’ya gönderilir. Artık o bir Sakura’dır ve hayallerinde yuvasına dönmek vardır.

Güney Kore 2011. Emi son altmış yılını yaşanılanları unutmaya çalışarak geçirse de kız kardeşinin onun için yaptığı fedakârlığı bir türlü zihninden silemez. Bu vicdan azabından kurtulmak için geçmişiyle barışmaya kararlıdır. Tüm ailesini kaybetmesine, korkunç bir evlilik yaşamasına rağmen çocukları için bu saplantıdan kurtulmak zorundadır. Acaba Emi kendini affetmek için savaşın korkunç sonuçlarıyla yüzleşebilecek midir?

İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan ve günümüzde hâlâ etkisini gösteren gerçek olaylardan esinlenilerek kaleme alınan Beyaz Kasımpatı, koşullara rağmen kardeş sevgisinin her şeyden üstün olduğunu ortaya koyan bir başyapıt. Merak uyandıran, umut dolu bu romanı soluksuz okuyacaksınız.

“Beyaz Kasımpatı muhteşem olay örgüsüyle hem tarihi detayları barındırıyor hem de duyguyu tamamen hissettiriyor.” Publishers Weekly



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • Adyali
  • Neşe Çoban
  • Reyhan
  • Begüm Polat
  • Esra Kılıç
  • Özlem Özdemir
  • Semanur Güveli
  • Şeyma Genç
  • Ebru Kılıçarslan
  • yeliz özek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.3 (11)
9
%35.7 (10)
8
%17.9 (5)
7
%7.1 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0