·250 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Nisan 2017 20:12 Ne kadar çok seviyorum Kurtuluş Şavaşımızı anlatan eserleri. Birde mücadele devam ederken yazılmış olması , Kurtuluş Şavaşımızı anlatan ilk kitap olması, yazarın anlattığı olayları birebir yaşamış olması esrin değerini kat ve kat arttırıyor. Nasıl yaşayarak okudum ve kitap bitti anlamadım. Birebir yaşadım sanki tüm mücadeleyi , çaresizliği , 'ateşten gömlek' giyen o üstün insanların içlerinde yaşadıkları fırtınaları !..
Cansız (!) bir hariciye memuru iken annnesinin Ayşe diye bir kızla evlendirmek istemesiyle bir fırsatını bulup yurtdışına kaçmasıyla ve tekrar yurda döndüğünde ' ateşten gömlek' giyen Cemal, İhsan ve Ayşe ile tanışmasıyla nekadar sıradan basit bir hayat yaşadığının farkına varan Peyami onlardan etkilenerek aslında kendisi de vatan için savaşacak o 'ateşten gömleği' giyecektir. Fakat arkadaşları bunu göremeyeceklerdir. Kitap sondan başa doğru ilerler. Kitapta kim nedir olayların sonu nasıldır bilirsin . ama bildiğin halde kitabı elinden bırakamazsın. Eser savaşta iki ayağını kaybeden beyninde bir kurşun olan ve ameliyatı bekleyen sonunda hayata veda eden Peyami'nin anı kitabından ağzından anlatılır. Kurtuluş Savaşı hiçbirsey yokken nasıl kazanılmış bizzat mücadelede bulunan kişinin müthiş anlatımıyla yaşamak ve yaşatmak istiyorsanız nacizane tavsiyemdir okuyunuz !..