İpek, çiftçi bir ailenin hayat dolu kızı. Doğduğu topraklara aşık, ne istediğini bilen ve bunun için çalışmaktan vazgeçmeyen biri. İleride Ziraat mühendisi olup, bu topraklar da daha verimli işler yapmak, ömrünü burada geçirmek ve çocuklarını da bu topraklarda büyütmek istiyor.
Gülistan yıllardır görüşmediği ailesinin yanına gelirken bir kaza ile değişen hayatlarını yeniden toparlamak, çocuklarını geri kazanmak ister. Kendi yapamadığını, küçücük bir kızın, kocaman kalbi ile adım adım hayatlarına dokunuşuna şahit olur. Herkese yaşam enerjisi ile güzellikler katan İpek bir tek büyük bey'in torunu Tayfun ile anlaşamaz.
Aralarında bir yaz tatilinde başlayan anlaşmazlık yıllar sonra büyük bey vefat edip, Tayfun geri döndüğünde de devam eder.
Onu buradan göndermek isteyen Tayfun'a ya istediğini verecek ya da sonuna kadar savaşıp bu topraklar da yaşamaya devam edecek.
•
İpek, okuyan herkesin hayatında ışık ve yol gösterici olacak kadar sevgi dolu ve
kocaman kalbi olan bir karakter. Her yaşında çok güzeldi ve çok olgundu. Hele ki daha en baştan ne istediğini bilen ve bunun için
savaşan yapısı gerçekten takdir edilesi. Ve isteklerine ulaşmak için kimseyi kırmasına ya da kötü biri olmamasına sadece kendi
yolunda devam etmesine hayran oldum. Yaşından çok öte bir ruha sahip gerçekten. Hele ki toprağa olan aşkı hayranlık uyandırıcı.
Ama bu duyguları Tayfun için hissetmek imkansız. Yaptığı bir hata ile hayatı tepetaklak olmuş. Yaşadığı şeyler ve sebep oldukları hiç kolay değil ama böylesi lanet bir karakter olmasını haklı çıkarmıyor.
Hele ki amaçları uğruna bir kalbi paramparça etmekten korkmaması en nefret edilesi yanı.
Ayşegül hanım en sevdiğim yazarlardan. Çoğu kitabını okumuş biri olarak diğer kitaplarını daha çok sevdiğimi itiraf ediyorum
Keyifli okumalar dilerim