İtiraf etmem gerekirse, kötü adamın kim olduğunu bulmakta pek iyi değilim, ama yine de polisiye türü okumak konusunda bazı prensiplerim var. Özellikle zekice yazılmış bir kurgu ve birçok noktada ters köşe etmesi durumu çok önemli. Bu seri beni hayal kırıklığına uğratmadı, tam anlamıyla hassas, eğlenceli ve çok ince bir gizemle yazışmış.
🪶Bir gün bir rahip öldürülüyor. Polis için sıradan bir cinayet vakası gibi fakat rahibe yapılan otopsi şaşırtıcı bir gerçeğin aydınlanması gerektiğini söylüyor. Çünkü rahibin kanında bir zehir bulunuyor. Yani cinayet sanılanın aksine çok daha önce harekete geçen bir başka gerçeği ortaya çıkarıyor. Ve rahip öldürülen tek kişi olarak kalmıyor. Adeta rahibin öldürülmesi, katledilecek diğer insanların alarmı niteliğinde. Gizem ve gerilim dolu ve zaman zaman oldukça korkutucu bir hikaye. Çözülecek dediğim anda kurduğum bağlantıları yok eden biri var ve bu da bana katili işaret ediyor ama polisler gibi beni de şaşırtıyor. Çünkü onlardan önce sildiği ipuçları onu bulmamızı güçleştiriyor.
Olay örgüsü, tasviri ve duygusal yükleri, değişen dinamikleri ve karakterlerin aktarılışını çok başarılı buldum. İnsanların zayıflıkları ve erdemleri gibi çıkarımlar yaptırdı. Sadece net cevaplar verilmediğini düşündüğüm bazı şeyler buldum, ama önemli değil. Çünkü okurken size nefesinizi tutmanız için zaman tanıyan, heyecan verici olay örgüsü bunu gölgede bıraktı. Yani beklentimin üstüne çıktığı gibi beni hayal kırıklığına uğratabilecek hiçbir şeyi de yoktu. Bu seriden oldukça keyif aldım ve açıkçası bence yeni nesil yazarlardan pek azı heyecan verici polisiye kaleme alabiliyor. Eğer gizemleri veya gerilim türlerini seviyorsanız ki bu seri her ikisini de başarıyla birleştirmiş, güzel bir örneği diyebilirim.