Tarifsiz duygular içinde harmanlanıyorum. Gözlerim yaşlı, kafam karışık. Yusuf'un da hissettiği gibi konuşamıyorum. Ağzımın içinde kupkuru bir dil değil herşeyi öğüten ağır bir değirmen taşı taşıyorum. Ne kadar çabalarsam çabalayayım, o taş ne gırtlağımdan aşağı iniyor ne de ağzımdan dışarı çıkabiliyor.
Kitabın son sayfalarını okurken bitsin istemedim son sayfayı çevirdiğimde ben de Yusuf, Sami, kul Yakıp ve herkes gibi gözlerimdeki yaşları tutamadım.
Kitabı okumaya başladığım andan itibaren onlarla birlikteymişim gibi hissettiren ayrıntılar sardı dört bir yanımı. Hikâyede var olup arka koltukta yolculuk yapmam için söylenmesi gereken her şey söylenmişti sanki.
Yusuf’un, nedensiz yere ayrılıp pişman olduğu Aylın'la, yetersizlik duygusu taşıyan kendisiyle hesaplaşması; okuyanın da hafızasının üzerindeki kalın örtüyü kaldırıyor. Bazı sayfaları bırakıp gidememem bundan sebep. Bunca yıl görmediğimiz birinin basit bir hareketi bile hafızamızda doldurduğumuz çukurları tekrar açmaya yeterken; onu affetmek, yaşananları unutmak mümkün müdür?
Kitapta bir de nedensiz terkedilen sevgiliye yazılan ve gönderilmeyen mektuplar var. Bence onlar artık sıradan bir aşk mektubu olmaktan çıkıp yaraya dokunan birer ağıta dönüşüyorlar.
Yol boyunca elinden bırakmadığı üç telli sazıyla ona eşlik eden saz âşıklarını dinledim ben de. Unutulan türküleri, unutulan yerlerde, çoktan unutulmuş seslerden dinledim üstelik. Babanın o türküleri şevkle söylerken yorulup çatallaşan sesini duydum. Yıllardır görmediği babasının son arzusunu yerine getirirken hem kızmasını hem anlamaya çalışmasını, hem de özlemini dinledim.
Bir kez bile rahatça ‘baba’ diyememiş Yusuf’un sadece ba... Hecesini söyleyişini Kul Yakub'un "kendini zorlama evlat baba dediğin tamamlanmamış bir kelimedir zaten" deyişini Dinledim.
Sorular sordururken, kendi duygusunu da hissettiren kitap, en iyi kitaptır bana göre. Anlatan kişiyle birlikte aynı çıkmazda kalmam başka türlü ifade edilemez sanırım.
Bitirirken Heves Ali nin de çok sevdiği türküyü ve kitapta geçen bir alıntıyı kullanıp susmak isterim:
"Bize bir ömür daha lazım vefatımızdan sonra çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik."
-Sadi Şirazi
youtu.be/8PmzMmYGup8
Kitabı okuduktan sonra filmi izledim ama kitapta hissettiğim derinliği filmde tam olarak bulamadım. Okurken bende bıraktığı duyguyu incelemeye yansıtmaya çalıştım. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim .