9/10
·136 syf.··
2022 70. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2022 00:04
"Atatürk’ün kullandığı yöntem eleştirel akılcılıksa, bilimsel bir yöntem demektir ve bu yöntemi kullanan kişi de bu nedenle bir bilim insanı addedilir." Celal Hoca'nın gözüyle Atatürk'e bakmak.. Öncelikle kitap Atatürk'le ilgili bilgi edinmek için yeterli değil. Ama objektif bi bakıştan dinleyerek Atatürk'ün yaptıklarını anlamaya çalışmak için oldukça güzel bir kitap. Atatürk'ü sevmeyebilirsiniz veya Celal Şengör'le ideolojik fikirleriniz zıt olabilir. Yine de okumaktan zevk alacağınızı düşünüyorum. Atatürk'ün kararlarını, yaptıklarını anlamak için ilk önce onun yöntemlerini bilmek lazım. Tüm dünyanın hayran kaldığı liderimizi görmemiz, bize bıraktığı düşünce miraslarını yerine getirmemiz oldukça önemli. "Atatürk'ün diktatörlüğü, dehanın diktatörlüğüdür. "Ben böyle istiyorum." demek yerine, "Efendiler şöyle bir teklif var" dedi. Efendiler de kabul etti. " Şengör Atatürk'ün diktatör olduğunu ama bunun Hitler, Mussolini gibilerden çok başka bir diktatörlük olduğunu anlatıyor bize. Kitabın adında da olduğu gibi "dahice".. #162824972 Bunu hastasına zorla ilaç içirmeye çalışan doktor gibi düşünmemizi söylüyor. Hastanın iyiliği için her şeyi yapabilecek bir doktor. Atatürk'ün ilahlaştırılmasını da doğru bulmuyor. Onun olağanüstü güçleri varmış gibi, yaptıkları ütopik şeylermiş gibi davranılmasını asla savunmuyor. Güzel bir dil ve anlatımıyla hemen bitirececeğiniz ve sizi doyuran bir kitap olacak. İyi okumalar.
Dâhi DiktatörCelâl Şengör · İnkilap Kitabevi · 20224,413 okunma
·
825 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
eda
Gönderi Sahibi
Dikkat edilirse, Atatürk “Hayatta en hakikî mürşit ilimdir, fendir” demektedir; “Hayatta tek hakikî mürşit ilimdir fendir” dememektedir. Buradan, Atatürk’ün bilimin hakikati tamamen bulmuş olduğunu sanmasa bile ona en çok yaklaşabilme potansiyelini içeren bir kılavuz olduğunu idrak ettiğini görüyoruz. Bu nedenle Atatürk bilim dışı, yani kontrolüne imkân olmayan tüm diğer yollara sapmayı, pek haklı olarak gaflet ve dalâlet, yani aymazlık ve sapkınlık olarak nitelemiştir.