·533 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Nisan 2022 17:36 Kinyas ve Kayranın hikayesinde en başından beri bir kopukluk vardı. İkisi de aynı insan gibiydi. İki vücutta tek bir insan gibilerdi. Ama kitabın sonlarına doğru bu kopuklukta en iyi şekilde giderildi diye düşünüyorum. Yazar bir uçurum açıp onu tekrar doldurmayı başarmıştı sonunda. Kinyas Tolga oldu kendine yeni ama eski hayatını tekrar sundu. Kayra ise kendisine planladığı sonu gerçekleştirdi. Kayrayı bırakmasına kızmadım, hikayenin böyle sonlanmasına sevindim bile diyebilirim. En azından hikaye de birinden biri kendi elleriyle açtıkları ve kendilerini ittikkeri kuyudan kurtulmuştu. Kayra içinse üzülmedim. Onun için hayatın kuyu ya da çiçek bahçesi olması arasında bir fark yoktu. Kayra ölü doğmuş bir insandı ve öyle de sonlandırdı hikayesini. Bana sorarsanız ben Kinyasçıyım. Kitap benim için konunun içeriği itibariyle sonlarda daha çok sardı diyebilirim. Ve hatta sonunun Kinyas ve Kayra için de böyle bitmesi bana bu kitabı sevdirdi diyebilirim.