Lordlar, leydiler, krallar, kraliçeler...
Heh işte şimdi sizi çok yanlış zamanda yaşadığımı bana bir kez daha kanıtlayan bir kitapla geldim.
#nişanlı benim #kieracass kaleminden okuduğum ilk kitap. Bikitapokudum canım ablamın yorumunu okur okumaz ve kendisi bu kitabı mutlaka okumalısın dedikten sonra hemen aldım. Okumak için ise devam kitabının çıkmasını bekledim ve iyiki öyle yapmışım çünkü kitabın sonu öyle bir bitiyor ki resmen çıldırma noktasına geliyorsunuz. Okuyanlar beni anlamıştır.
Başından sonuna kaleminin akıcılığı ile beni kendine hayran bırakan yazar öyle güzel bir hikâye kurgulamış ki ben karakterlerim yaşadığı her duyguyu hissettim. Bana geçen kitaplar, o hissi verebilenler benim için hah işte bu tam olmuş dediğim kitaplar ve Nişanlı da benim için kesinlikle bunların arasına girdi.
Maalesef ki yazarın diğer kitaplarını okumadım fakat bu kitabı okuduktan sonra düşündüğüm tek şey kendisine geç kaldığım ve bütün kitaplarını bir an önce edinme isteğim.
Karakter tahlilleri, yer betimlemeleri, krallık döneminin ayrıntıları tam yerli yerinde idi. Arka kapak okumayı sevmeyen ben bambaşka şeyler beklerken ortalara doğru farklı yerlere gitmesi ile sanırım kitabı daha çok sevdim. Başlarda beni iki karakter arasında bırakıp o mu bu mu ikilemi yaşattığı için kendisine kızsam da sonunda orta yolu bulduk yazarcığımla.
O kadar konuştum azıcık da konusunu anlatayım:
Hollis Coroa Krallığında yaşayan bir leydi. Saraydaki diğer genç kızlar gibi o da genç kral Jameson'ın dikkatini çekmek için elinden geleni yapıyor. Tabiki başarıyor da. Sonrasında kraliçe olabilmek için kendinden birçok şey veriyor fakat onun hayatı aslında İsolte Krallığı'ndan gelip kendi krallıklarına sığınan bir ailenin varlığı ile değişmeye başlıyor.
O son sayfalar hele.
Of ki ne of!
Dönem kitaplarını okumayı sevenler, historical âşıkları buyrun size gönül rahatlığıyla ve hatta şiddetle tavsiye edeceğim kitap.