Cahit Zarifoğlu'nun çok sevdiğim bir sözü var: "Yeni Müslüman olanlarla tanışmanızı isterdim. Onlarla namaz kılın, oturun sohbet edin. Göreceksiniz sahabe kokusu var onlarda." Bu gördüğünüz kitap da tam bu söz üzerine . Bir öze dönüş kendini buluş hikayesi..
Polonyalı Julia, şimdilerde ise Sena. Müslümanların çok kötü olduğu düşünülen topraklarda , aynı zihniyette olan ve parçalanmış bir ailenin tek çocuğu. Çok genç yaşında kendi imkanlarıyla dinimizin güzellikleri ile tanışmış ve hak yola revan olmuş. Babasının seçimini kabul etmeyişi üzerine küçüklüğünden beri içinde bir yerlerde hep bilmeden sevgisini taşıdığı topraklara , Türkiye'ye geliş hikayesini anlatıyor.
Okurken çokça duygulanıp, bolca tüylerimin diken diken olduğunu hissettim. Rüya olayı, uçak olayı, metrodaki kadınla geçen konuşmaları, ve Naime anne. Ve tabii düğünü .. Gerçekten ne çok şükredeceğimiz şey var. Bu toprakların ,içine doğduğumuz güzel dinin kıymetini gerçekten bilebiliyor muyuz diye soruyor insan kendine her sayfasında..Allahın gücü her şeye kadir, 15 yaşında, o yaşa kadar Müslümanları terörist olarak gören bir ailede büyüyen bir kızın gönlüne iman aşkı düşürüyor ve onu dinini yaşayabileceği topraklara emin bir şekilde varmasına sağlıyor. Rabbim yolunda daim eylesin inşallah. Julia Sena YamanoğluBenim Adım Sena