Gönderi

Dikkat! Spoiler içerir!
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2022 17:55
Bir kurmaca karakteri ve onun etrafında (veya tam olarak etrafında olmadan) gelişen bir hikayeyi okuyacağınızı sanarak okumaya başlıyorsunuz. Okudukça aslında bunun bir kurmaca karakter olmadığını, içimizden, bizden, ruhumuzun derinliklerinden gelen bir tarafı olduğunu; hikayenin kurmaca olmadığını, bizim hikayemiz olduğunu fark ediyorsunuz... Ha tabii bir de okumadan önce önyargıyla yaklaşıyorsunuz kitaba... "Zor kitap" diyorlar, "Bazı kısımları çok sıkıcı", "Bizzat ben yarıda bıraktım, çok kafa açıyor ne olduğunu anlamadım bir türlü" diyorlar... Etrafınızda kendinize yakın bulduğunuz insanlar varsa onlar "Yıllar önce çok severek okumuştum, bence mutlaka okumalısın." -veya buna benzer bir şey- demiş olabilir elbette. Tabii önyargınız bununla bitmiyor. İçerisinde "Olric", "efendimiz" gibi kelimeler geçen fazlaca sallamasyon alıntının kitabın içinde de var olduğu düşüncesi peşinizi bırakmıyor. Kitabı okudukça da bu alıntıların gerçek olamayacağı düşüncesi sizi ayakta tutuyor ve kitabı bitirdiğinizde rahat nefes alabiliyorsunuz... Kitabın zor olduğu kısmına katılmakla birlikte karakterlerin geçirdiği duygusal ıstıraplar kadar zor olmadığı düşüncesindeyim. Evet, kitap zor. Okurken bazen anlamadığımız veya bizi çok zorlayan -noktalama işaretlerinin yaklaşık 70 sayfa kadar kullanılmaması gibi- yerler mevcut. Ama asıl zorluğunun bu olduğunu sanmıyorum. Kitabın ilerleyen kısımlarında Selim'in iç dünyasını yakından görmek, kendimizde Selim'e ait izler bulmak ve en sonunda üzülerek veya teslim olarak -veya hem teslim olup hem üzülerek- ona hak vermek kitabın en zor tarafı olmalı. Canım Selim! Ayrıca kendinin "disconnectus erectus" olduğunu fark etmek de cabası... Turgut Özben'in en yakın dostu Selim'i kaybettiğinde yaşadığı acı, onun bu ani gidişine anlam arayışı, gittikçe ne kadar yalnız olduğunu fark etmesi ve bu boşluğun zamanla Olric'i doğurması... Günseli'yi tanıdıktan sonra okuyucu (yani ben) tarafından Selim'e duyulan öfke ve Selim'i yakından tanıdıktan sonra onu anlayış, ona hak veriş... Ve kapanış... Kitaptan bir kısımla yazımı bitireceğim: "Bu kitap ne ciddi kavgaların, ne büyük ve yaygın sıkıntıların, ne de ezilen insanların romanıdır; bu kitap, bir mustarip ruhun iç çekişlerinin romanıdır. Sizlere şeref duyan yayınevimiz iftiharla sunar: Tutunamayanlar." NOT: Bu yazıyı Turgut Özben yazmış olsa, okuyacak olanlara şu güzel dilekte bulunacağını düşünüyorum: "Beter olun!" 2. NOT: Kendinizi kötü hissettiğiniz, depresyonda olduğunuzu düşündüğünüz bir dönemde okumamanızı tavsiye ederim...
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
·
177 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.