·480 syf.····Okunma: 11 Nisan 2022 17:55 Ansızın bir fırtına başladı, tüm gerçekler saklandığı yerden bir bir çıktı.
Hikayelerin mürekkeple değil, kanla yazıldığını fark ettiklerinde kayıplar vermeye çoktan başlamışlardı. Mihrinaz Akşahin, geçmişin kanlı pençesini ensesinde hissetmesine gerek kalmadan, çoktan dedesi tarafından şehirden uzaklaştırılmıştı. Fakat her gece gördüğü düş, onu hâlâ takip ediyordu.
Zamir Hancıoğlu, rüyalarla ulaşabildiği kadını korumak için onu gölge gibi takip eden adamın ta kendisiydi.
O kapalı bir kutuydu ve anahtarı kaybolmuştu. Geçmişin pençesi onları yakaladığında ruhları kirlenecek, derin kuyulara atılmış günahlar gün yüzüne çıkacaktı. Suçların bedeli ödenmeye başlandığında ise geçmiş, geleceği acımasızca karşılayacaktı.
YORUM: Kitap benim için ortalama bir kitaptı. Elimde olmasa ikincisini alıp okumazdım. Kitabın ilk 80-100 sayfasını hiç sevemedim. Hatta yarım bırakmayı bile düşündüm. Sonradan iyi ki devam etmişim çünkü kitap güzelleşti bence. Yazarın dil gelişimini görebiliyoruz. Öncelikle bence çok heyecanlı aksiyonlu bir kitap değildi. Ve kitaptaki melankolik yerler bir kaç sahne dışında bana geçmedi. Bu da beni baydı. Atlama atlayarak okudum. Ama belki sizin hoşunuza gider bilemem. Bunlar dışında kitap hakkında söyleyeceğim kötü bir şey yok sanırım. (Diğer yerler benim için ne kötü ne güzeldi. ) Kitapta beni şaşırtan yerler oldu. Mesela Mihrinaz'ın ailesi. Bir de Zamir'in babası ve mesleği güzel bir ayrıntı olmuş bence. Karakterler konusuna gelecek olursak hiçbirine tam olarak bağlanamadım. Ama Zamir ve Baran sevdiğim karakterlerden.
Kitap elinizde varsa bir şans verebilirsiniz bence. Ama elinizde yoksa ve kitap fiyatları da bu kadar artmışken bence önceliğiniz olmasın. Yine de herkesin zevki farklıdır diyerek bitiriyorum.
Kendinize iyi bakın. Okur kalın :)