·160 syf.····Okunma: 12 Nisan 2022 04:17 Zülfü Livaneli’den okuduğum 4.kitap oldu. Diğer kitapları gibi bu kitabında da toplumsal sorunlara, görmezden gelinen hayatlara değinmiş. Okuması kolay, akıcı olsada okurken en derinden sarsıyor insanı.
Gazeteci İbrahim, Mardin’de yaşayan çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümünü tesadüf üzeri çalıştığı büroda öğrenir. Çocukluk arkadaşının ölümünü iyice ve derinlemesine araştırmak isteyen İbrahim soluğu memleketi Mardin’de alır. Çeşitli kişilerle, ortak arkadaşlarıyla görüşerek adım adım ölümünün iç yüzünü öğrenmeyi başarsa da içine huzursuzluk getiren durumlar da mevcuttur. Mardin’de başlayan ve Amerika’ya kadar uzanan Mardinli Hüseyin’in ölümünün yanında birçok gerçekler de yüzümüze vuruluyor.
Livaneli, kendisine kitabın konusu sorulduğunda şu şekilde özetliyor; “Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelâmın çocuklarının hikayesi” diyor. Aslında yeterince açık ve net.
Kitabı okurken çok fazla etkilendim. Tüylerimin diken diken olduğu yerlerde mevcuttu. Ayrıca anlam veremediğim birçok olayda vardı. Bu karakter de nereden çıktı, ne alaka diye sorguladığım yerler de oldu. Ama genel olarak kitabı çok sevdim, çünkü gerçekler yüzümüze yüzümüze tokat gibi vuruluyor.
Ezidiler ve Ezidilik hakkında birçok bilgiye bu kitapta öğrendim. Mülteci dediğimiz insanların, neler yaşadığı, neler çektiğini bu kitap sayesinde daha iyi anladım. Meğer ne önyargılı insanlarmışız!
Ortadoğunun kanayan yarası IŞİD’in zulümlerini, masum, her şeyden habersiz çocuklara çektirdiği sıkıntıları Meleknaz ve Hüseyin’in hikayesinde okuyoruz. Ben kitabı severek okudum. Okumak isteyenlere de seve seve önereceğim bir kitap ama hakkında olumsuz eleştireler de oldukça fazla. Almak isteyenlerin kapsamlı bir araştırma yapıp almasını tavsiye ederim. Sevgiyle.