Puan vermedi·255 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2022 11:51
Devrimci Rubashov'un devrimden yıllar sonra yine devrim adına vatana ihanet suçlaması ile tutuklanıp hapse atılması ve kursuna dizilmesi sürecinde yaşadığı iç çatışmalar ve sorgulamaların anlatıldığı güzel bir kitap. Kitap boyunca aklıma hep "Her devrim kendi çocuklarını yer" sözü geldi, boşuna söylenmemiş ! Olaylara farklı açılardan bakmayı, sorgulamayı sevenlerin okuması gereken bir kitap. Bazı kitapları yine en iyi kitabın kendisi anlatır, bunun için kitaptan bazı alıntılar aldım. Rubashov'un idamı beklerken devrime dair sorgulamaları... ..."Ve yaptıklarım kendi inançlarımın ve vicdanımın eseridir.” “Esas olarak ne uğruna ölüyorsun?" diye sorduğunda da kendine, cevap bulamıyordu. Sistemde bir hata vardı; belki de şimdiye dek karşı çıkılmaz gördüğü, uğruna birçok kişiyi feda ettiği, şimdi de kendisinin feda edildiği ana kuraldaydı yanlışlık: Yani, varılacak sonuç kullanılan yolları haklı kılar kuralında. Devrimin yarattığı sadık kardeşliği yok eden, hepsinin deliler gibi dağılmasına yol açan bu cümleydi işte. Günlüğüne ne yazmıştı bir ara? “Tüm görenekleri silip attık, bize rehber olan tek ilke mantıksal sonuca bağlanan çizgi; ahlâki saframız olmaksızın yol alıyoruz denizde.” “Ülkemin önünde, yığınların, bütün halkın önünde diz çöküyorum...” iyi de, sonrası ne olacaktı? Bu yığınlara, bu halka daha ne olacaktı? Çölde ilerleyen bir kervana koşulmuşlardı kırk yıldır, tehditler, vaatlerle itilip kakılarak, hayalî korkular, hayalî ödüllerle kandırılarak. Ama vaat edilen ülke neredeydi? (İncil'deki Musa ve kavminin Mısır'dan çıkıp, vaadedilmis topraklara gidişine atıfta bulunuyor. Devrim vaadedilmis toprakları bize hiç göstermedi)
Gün Ortasında KaranlıkArthur Koestler · İletişim Yayınevi · 2019568 okunma
·
103 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.