Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 16 Nisan 2022 14:09 İncelemekte olduğum eser yazılırken esas alınan özgün metin, İran İslam Şurası Meclis Kütüphanesi’nde kayıtlı farsça bir eserdir. Yabancı bir devlete gönderilen elçilik heyetinin raporu olduğu anlaşılan bu eserde müellifin adı geçmemektedir fakat Hormoz Kazemighalinghieh’in araştırmaları sonucunda müellifin Kaçarlı Muhammed Şah’ın Buhara’ya büyükelçi olarak gönderdiği Abbaskuli Han olduğu tespit edilmiştir. Muhammed Şah Kaçar, 1843 yılında Buhara Emiri Nasr’ullah Han’a İngiliz misyoneri Joseph Wolff’un kurtarılması, Buhara ve civarında esirlerin azat edilmesi ile Muhammed Şah’ın Türkistan bölgesindeki dini ittifak arayışı nedenler ile gönderdiği büyükelçi Kaçarların Türkistan’a göndermiş olduğu ilk elçi olması bakımından önem arz etmektedir.
Sefaret yazarın hazırladığı önsöz bölümünde çalışanın giriş hariç üç bölümden oluştuğu yazsa da esas itibariyle kitap temelde dört ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde sefaretname terimi hakkında genel bilgiler ihtiva etmekte ve eserin ortaya çıkış sürecinden bahsedilmektedir. Aynı zamanda diğer sefaretnamelerden bahsederek eseri onlarla karşılaştırır ve aynı zamanda yazar bu eserin bir sefername değil de bir sefaretname olduğuna dair bir meşruluk arayışındadır yorumu yapmak yerinde olacaktır. İkinci bölümde Sefaretname-i Buhara, Kaçar hanedanlığı ve Türkistan ilişkileri üzerinden Kaçar hanedanlığı, İngilizler ve Buhara hanlıkları arasındaki siyasi ve dini ve kültürel ilişkiler incelenip açıklanmaya çalışılmıştır. Asıl metinde geçen kölelik meselesinin anlaşılması adına bu husus ayrı bir başlık altında incelenmiştir. Fakat gereksiz ayrıntıya girilip genel bilgiler ile donatılmıştır. Okuyucuyu esere hazırlamak adına olsa da giriş dâhil ilk iki bölümde sürekli olarak tekrara düşülmüştür.
Kitabın üçüncü bölümde ise 96 sayfalık Sefaretname-i Buhara’nın tercümesi mevcuttur. Müellifin gözünden dönemin ambiyansının fotoğrafını görebileceğimiz sayfalar bizlere dönemin siyasi, sosyal, dini ve kültürel ilişkilerini yansıtmaktadır. Büyükelçinin eseri temel hatlarıyla Buhara’ya olan yolculuğu ve oranın hanı ile görüşmesi daha sonra ise Buhara’dan ayrılışı ile şahit olduğu olayları aktarması ekseninde dönmektedir. En önemlisi eserin sonunda Buhara Hanlığı’nın devlet vergileri hakkında bilgiler vermiş olan müellif aktardıkları tarihçilerin çalışmaları için önem arz etmektedir. Dördüncü ve son bölümde ise Sefaretname-i Buhara’nın içeriği ve analizi konusu ele alınmıştır. Sefaretname-i Buhara’nın tercümesi ve tahlilinin yanı sıra eserin vermiş olduğu bilgiler ışığında misyoner Joseph Wolff hakkında bazı malumatlardan bahsedilmiştir. Tarihi raporların taraflılığı nedeniyle son bölümde Hormoz Kazemighalinghieh eserde geçen sayıların doğruluğuna ve sonrasında müellif tutumu üzerinde durmuş aynı zamanda eserde geçen olayları değerlendirmiştir.
Sefaretname-i Buhara esas itibariyle; Buhara’nın genel tarihi, vergi sistemi, komşuluk ilişkileri, dönemin siyasi hadiseleri, yapılan savaşlar, Buharalı idarecilerin ve halkın durumu hakkında bilgi vermektedir. Eser tamamen müellifin gözlemlerine dayanması maksadıyla o zamanın Türkistan’ını resmetmek ve dönemin ruhunu anlamak bakımından önemlidir. Aynı zamanda Kaçar hanedanı, Türkistan hanlıkları ve İngiltere’nin birbirleriyle kurduğu ilişkileri gözler önüne sermesi de dikkat çekicidir.