Gönderi

9/10
·624 syf.··
2022 25. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2022 20:18
"Uyut, Avut, Dondur, Bastır, Bunalt, Kaçır.." İdrak edip, anlamaya çalışarak okuduğum bu kitabın altı kelimelik özeti diyebiliriz kitapta anlatılanlar için.. Ama bazı acıları, dökülen gözyaşlarını ve anlatılması zor yaşanmışlıkları yazmaya çalışmak, kifayetsiz kalmakla eşdeğer.. Kitap 2014 yılında Wizard Yayıncılık'tan -100. yıl anısına- diye basılmış Bulgaristan ve Yunanistan'da yaşamış, yaşayan müslüman Türklerin çığlıklarını ve feryatlarını haykırıyor. Bugün olduğu gibi devam eden, 1913-1914 yılları arasında da göçmenlerin ayyuka çıkan şahit olduğu haksız-hukuksuz manzaralardan tutun da insanlık dışı zorbalıklar görmekteyiz özellikle Yunanlılar ve Bulgarlar tarafından kitapta. Devletlerin güç mücadelesi sömürmek ve ülkenin kaynaklarını ele geçirmek olan mezalim kan emici süper güç ülkelerin tuzakları, hileleriyle dünyada gözyaşı ve kan dökülmeye devam ediyor. Kendilerini seçilmiş elit grup olarak gören şeytani üst aklın planları tıkır tıkır işlemekte. Adım adım yapılmasını istedikleri dünya nüfusunu azaltmak olan Armageddon Savaşı'na doğru ilerlemekteler. 1913 yılında bugünkü Yunanistan ve Bulgaristan toprakları üzerinde kurulmuş, kendi bayrağı, kendi mührü olan, kendi ordusu ve bütçesi olan ömrü bir kaç ay sürmüş dünyanın en kısa ömürlü Türk devleti olan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti'nin hazin öyküsünü anlatmakta kitap. Bugün bu devlet yaşasaydı-yaşayabilseydi belki her şey çok farklı olacaktı. Tarihin akışı farklı yerlerde olup, bugün o bölgelerde yaşayan müslüman Türkler böyle sıkıntılara ve işkencelere maruz kalmayacaktı. Göç etmeye zorlanıp, ellerinden eğitim-öğretim hakkı alınan, toprakları gasp edilen, küçücük kız çocuklarına, genç kızlara, annelerine gözlerinin önünde bile cinsel tacizde bulunan, erkekleri işkence ederek öldüren Rum-Bulgar mezalimlerinin yaptıklarını okuyunca kalbiniz titreyecek. Bu insanların gözyaşlarıyla yıkanmış hikayeleri ve yaşanmışlıkları kalmazdı geride. Belki de feryatları duyulabilseydi zamanında. Zaten Batı Trakyalı Türkler için Yunan hâkimiyeti istedikleri bir şey değildi. Onlar bu kısa ömürlü devleti kurduklarında yeşil-beyaz-siyah renkli ay yıldızlı bayraklarının yanında bizim ülkemizin bayrağı ile birlikte göndere çekerlermiş hep. 1913-1914 yılına baktığımızda artık batmakta ve çökmekte olan, Osmanlı Hükümetinin gücü çok zayıfladığı-zayıflatıldığı için Batı Trakya Bölgesinde yaşayan müslüman Türklerle ilgilenemez, yardım çağrılarına cevap veremez. İşkence, tecavüz, gasp, dayak ve falakalarla ızdırap çektiren Yunan'ın ve Bulgar'ın neler yaptıklarına dair her şey bu kıymetli eserde var. BTTC halkına yaşananlar ve yaşatılanlar resmi kayıtlara girmiş yüzlerce belge ve dokümanla da ispatlanmıştır. 110 yıl gerisine gitmeye gerek yok. Bugün bile haberlerde Yunanistan'ın özellikle deniz hudutları içerisinde balıkçılara bile neler yaptıklarına şahit oluyoruz. Yasak olmasına rağmen Ege kıyılarının karşısında çıplak gözle bile görülen adalarda silahlanma yarışı ve asker yığmalarını haberlerde duymaktayız. Demokrasinin beşiği denilen Yunanistan'da kanunlar Türklere karşı hakkaniyetle işlemiyor-işletilmiyor yani. Kime güveniyorlar dünyanın baş belası Amerika Birleşik Devletleri'ne ve haçlı emperyalizmini temsil eden Avrupa Birliği ülkelerine tabiki de.. Değişen bir şey yok şimdi olduğu gibi. Rumlar hiç bir şekilde imzalanan antlaşmaya uymamakta ve bölgedeki Türklerin varlığını inkâr etmeye devam ediyorlar. Yunan halkının önemli bir kısmı 'Megali İdea' adını verdikleri başkenti İstanbul olan Büyük Helen İmparatorluğu'nu kurmanın hülyasını hâlen düşlemekteler. Yunanistan'ın ve Bulgaristan'ın bu kadar şımarık çocuk gibi davranmasının arkasında Batı Trakya Türk Cumhuriyeti'ne zamanında verilmeyen önem var. Ve o bölge halkının isteklerine, yardımlarına devletin kulaklarını tıkaması var. Bugünkü sonuçlar, yaşananlar daha net gösteriyor bu durumu. Batı Trakya Türk Cumhuriyeti'ni kuran Teşkilatı Mahsusa'nın da kurucularından olan Süleyman Askerî, Kuşçubaşı Eşref, Selim Sami ve Hafız Ali Galip'in isimlerini bu unutulmaz kahramanları kitapta sık sık okuyacaksınız. Verdikleri mücadeleler, çektikleri sıkıntıları bir de onların yüreklerinden görün ve okuyun. Bu kitap her okulun, her ilçenin ve her evin kütüphanesinde bulunmalı. Okuyup-okutturulmalı. Özellikle tarih alanında kitap tavsiyesi isteyenler okumayı değerlendirebilir. Kitaba ilgi duymanız için Bulgaristan-Yunanistan göçmeni olmanıza gerek yok. Alınacak dersler var herkes için. Kitabın hazırlanmasında çok büyük emeği olan rahmetli Yalçın Koçak ve Ertan Özyiğit'e ve de Balkan Üniversitesi'nin kıymetli çalışmaları için ne kadar teşekkür etsek azdır..
Tarih
Batı Trakya Türk CumhuriyetiYalçın Koçak · Wizart Yayınları · 20145 okunma
·
295 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.