Julia Quinn çok sevdiğim bir yazar ve Bridgerton serisine bayılıyorum. Serinin ilk kitabı Yüreğe Söz Geçmiyor ailenin 4. çocuğu Daphne Bridgerton ve Dük Simon Basset'in hikayesi.
Öncelikle kesinlikle historical okumayı çok özlemişim, son günlerde fazla hasret çekiyordum oldukça iyi geldi.
Daphne Bridgerton takdim edilmesine rağmen istediği gibi makul teklifler almamıştı ve annesinin kendisinin üzerinde baskısı vardır.
Abisinin yakın arkadaşı Dük Simon ile yolları bir baloda komik ama tatsız bir olayda karşılaşır. İkisi arasındaki elektriği görmemek pek imkansız tabi. Başta birbirleri için yabancı olsalardı kısa sürede kim olduklarını öğrenirler.
Simon'ın bazı nedenler ile Daphne 'ye yaptığı teklif her iki taraf içinde olumlu olacak şekildedir. Simon onunla ilgileniyor gibi görünecek ve sostenenin anneleri ve bekar kızlarından uzak duracaktır. Kendisi evlilik ve çocuk kesinlikle istemeyen biridir. Daphne için bir dükün ona ilgi göstermesi diğer erkeklerin ilgisini çekmesine neden olacaktır. Basit bir anlaşma ama tabiki öyle gider mi?
Zamanla aralarında gittikçe oluşan arkadaşlık ve karşı konulamaz duygular vardır ve bir anda patlak verir ve görmemesi gereken biri şahit olur.
Simon'ın babası yüzünden geçmişinden onu takip eden bir takım öfkesi ve intikam hırsı varken, Daphne'nin istediğini, bir aileyi bir aşkı ona verebilir miydi? Kendini tutkulu bir aşkın kollarına bırakıp, özgür kalabilir miydi?
Bazı nedenler ile gerçekleştirilen bir evlilik var tabi, Daphne 'nin bazı yanlış anlamaları evlilik ve ilk gece ile ilgili, komik ama tutkulu zamanlara gebe kaldı.
Okuması keyifli bir kitaptı. Bazen birilerine kızsamsa onları anlamak çok da zor değildi. Yinede bazı şeyler kaçarak değil konuşup üstüne giderek çözülür pek tabi.
Ve Bridgerton kardeşler bazen sinir bozucu, bazen tam bir aile, bazen tam bir şölenler. Seviyorum onları. Hele kardeşleri söz konusu olunca