Yüreğe Söz Geçmiyor Bridgertons Serisi 1

8,1/10  (52 Oy) · 
189 okunma  · 
42 beğeni  · 
1.723 gösterim
Kadere inanır mısınız? Peki ya kader bir gün yolunuzu aşkla keserse...

Tutkuyu ilişkilerinizde hissederken aşktan korkup her şeyden vazgeçmek zorunda kalırsınız... Bazen imkansızlıklar geçicidir, bazen ise imkansızlıklar hayallerle kesişir...

Julia Quinn, New York Timesin Çok Satanlar listesine giren romanıyla okuyucularıyla buluşuyor. Quinnin etkileyici üslubu karşısında duygulanacak, gerçek aşkın varlığına inanmaya başlayacaksınız. Bir yandan da gülümsemenizi sağlayacak bu içli aşk romanının her sayfasında kendinizden bir parça bulacaksınız...
  • Baskı Tarihi:
    2008
  • Sayfa Sayısı:
    367
  • ISBN:
    9789944820813
  • Orijinal Adı:
    The Duke and I
  • Çeviri:
    Elmas Özelmas
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:
Damla Köseoğlu | Hermione 
 02 Şub 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · 6/10 puan

Julia Quinn tarihi aşk romanları yazan ve seveni oldukça fazla olan bir yazar. Yazarın en çok bilinen, sevilen serisi Bridgerton Serisi. Uzun zamandır okumak istediğim Yüreğe Söz Geçmiyor ise serinin ilk kitabı. Seriye başlamamda kitabın konusu, yazarın bu seri ile büyük beğeni kazanmasının yanında kitapların her biri için yapılan olumlu yorumlar da etkili oldu ancak tüm bunların üstüne Yüreğe Söz Geçmiyor için söyleyebileceğim ilk şey "benim için hayal kırıklığı olduğu."

Yüreğe Söz Geçmiyor düşlerin, düşeslerin,  bitmek bilmez baloların olduğu bir kitap. Bu açıdan kitaba hemen ısınabileceğimi düşünmüştüm çünkü eski zamanlara ait bu tür hikayelerden hoşlanıyorum. Aslına bakılırsa kitabın başları da iyiydi diyebilirim. Ana karakterlerden birinin cemiyet haberlerini okuması, bir diğerinin konuşma esnasında dikiş nakışla uğraşması, o döneme ait saygı ifadeleri, kabarık balo elbiseleri hoşuma gitmişti. Ancak sonrasında işler fazlasıyla sıradanlaştı, bazı sayfalar sıkıcı hale gelmeye başladı. Daha önce de basit ya da sıradan görünen olayların anlatıldığı kitaplar okudum fakat o kitaplarda yazarların yeteneneği basit konuları bile mükemmel bir hale getirebilmişti. Yüreğe Söz Geçmiyor'da ise Julia Quinn'in anlatım tarzı sıradanlığı kurtaramamıştı.

Sanırım kitabı sevememe nedenlerimden biri de ısındığım bir karakterin olmamasıydı. Çünkü bir dizi izlerken, bir film izlerken karakterleri sevmeniz o dizi ya da filmi sevmenizde ne kadar etkiliyse bir kitabı okurken de karakterlerden birine karşı duyduğunuz sevgi o kitabı beğenmenizde aynı derecede etkili olacaktır. Yani bana sorarsanız bir kitabı çok beğenmek için o kitaptan en azından bir karakterle yakınlık kurmak şart. Ancak ben Yüreğe Söz Geçmiyor'da herhangi bir karaktere ne ısınabildim ne de bir karakterle yakınlık kurabildim.

Yüreği Söz Geçmiyor 1800'lü yılların İngiltere'sinde geçiyor. Bu dönemde özellikle anneler oğullarının ve kızlarının iyi birer evlilik yapmalarını istiyorlar. Bu annelerden biri de eşini kaybetmiş olan Violet Bridgerton. Violet ve 8 çocuğunun içinde evlilik çağına gelenler, uygun eş adayları için balodan baloya koşturuyorlar. Bu kitapta evlilik serüvenini okuduğumuz karakterimiz evin en büyük kızı olan Daphne. Evlenmek için uygun bir kişiyle tanışamayan Daphne'nin dikkatini problemli bir geçmişe sahip, çapkın ve aynı zamanda ağabeyi Anthony'nin arkadaşı olan bir Dük yani Simon değiştirebilecek mi dersiniz?

Serinin ikinci kitabı En Çok Beni Sev, ancak ilk kitap beni ikinci kitabı okumaya teşvik etmedi diyebilirim. İkinci kitabı okuyacak olsam bile bunun yakın zamanda olmayacağından şüphem yok. Bridgerton ailesi ile tanışıklığım kısa sürdü gibi görünüyor ancak tarihi aşk konulu çok daha iyi kitaplar mevcut. Keyifli okumalar...