İktidarların her zaman en korkulu rüyası olmuştur kitaplar, daha doğrusu kitapların, içlerindeki sözlerin denetimsiz yayılması. Fahrenheit 451 kitapsızlığın kutsandığı bir yönetimde kitaba karşı verilen savaşı anlatıyor. Ne var ki burada asıl suçlu iktidar değil, yazıya aktarılmış düşüncenin ve estetiğin hakkını vermeyerek her gün daha fazla eğlence peşine düşmüş, felsefeden ve edebiyattan kendi eliyle uzaklaşmış bireyler. Orwellyen ve Huxleyci distopyaları karşı kutuplara yerleştirecek olursak, Fahrenheit 451 hiç şüphesiz Cesur Yeni Dünya’dadır.