Kitap ile ilgili düşüncelerimi yazmadan önce belirtmek isterim ki bu incelemeyi sahip olduğum bilgiler ışığında, amatörce yazıyorum. Genel olarak çoğu şahsi fikrimdir. Ortaya attığım hiçbir iddia yoktur.
Cimri, çok hızlı tüketilebilinecek bir kitap. Konusu pek sade olmakla birlikte gayet ilginç bir şekilde işlenmiş. Moliere, dönemini alaycı bir dille eleştirmekten geri kalmamış. Nesir şeklinde yazılan bu oyunda alaycı dilini pek çok yerde göstermiş.
Moliere, cimri tiplemesini çok güzel oturtmuş. Harpagon karakteri; parasına aşık, şartlar el verse onunla nikah kıyabilecek, parasını çocuklarından çok seven, kendisinden bile sakınan, dini-imanı para olan ihtiyar bir adam. Cimrimiz her ne kadar vicdansız gibi gözükse de oyunda yer alan bazı sahneler bize onun da insan olduğunu hatırlatıyor. Ancak oturmuş tiplemesi karşısında pasif kalan bu duygu durumları onu komik bir hâle sokmaktan geri kalmıyor. Elise adında bir kızı ve Cleante adında bir oğlu bulunan Harpagon, onlara olan sevgisini ne yazık ki eser boyunca pek gösteremediğinden bu karakterlerin ne şartlar altında büyüdüklerini anlamak pek de zor değil.
Maalesef ki Harpagon’un paraya kıyamamasından dolayı karakterlerimizin saadetlerine kavuşması her an daha da zorlaşıyor. İşler çığırından çıkacak denildiği anda eser bir anda kendiliğinden çözülüyor. Diğer yazarların eser hakkındaki fikirlerinden anladığım kadarıyla Moliere oyunun sonunu biraz aceleye getirmiş ancak ben yine de tatmin edici buldum.
Diğer karakterlerden de bahsetmek gerekirse: komedi unsuruna yardımcı olan karakterlerin etkileri oyunda büyük. Her ne kadar komedi türünde olsa da oyun, hafiften trajik bir hava içermekte. Piyeste herkesin bolca rolü olduğunu söylemek isterim. Okuduğum piyeslerde çoğu karakterin bir-iki kere göründükten sonra ortadan kaybolmalarına karşın bu eserde neredeyse bütün karakterlerin oyunda bolca rol aldığını belirtebilirim. Az ama öz karakterlerin piyesi daha güzel kıldığı kanaatindeyim.