Puan vermedi·100 syf.····Okunma: 22 Nisan 2022 21:06 Artık ona acı veren şey fiziksel ağrıları değil manevi acısıdır. “İvan İlyiç’i kıvrandıran manevi acının nedeni, o gece uyumakta olan Gerasim’in elmacık kemikleri çıkık, kötülük nedir bilmeyen, tertemiz yüzüne bakarken apansız aklına geliveren bir düşünceydi: “Ya gerçekten de yaşamam gerektiği gibi yaşamadıysam , bilinçli seçtiğim yaşamım yanlışsa?..”” der kitabın bir bölümünde.
Bir insanın kendine sorabileceği en yıkıcı soru bu değil midir? Hem de ölüm döşeğinde…
Yaşanmış bir ömrün aslında koca bir yalan üzerine inşa edildiğini fark etmek ve bundan pişmanlık duymak.
İvan İlyiç’in rahatsızlığının nüksetmesiyle beraber başlayan ve bu hastalığın ona, son nefesini verdiği zamana kadar yaşattığı psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkları konu alan kısa ve öz bir Tolstoy romanı.
Bir oturuşta okuyabileceğiniz ama okuduktan sonra da "ha" deyince kapağını kapatıp kalkabileceğiniz bir roman olduğunu düşünmeyin.
Vakur ve mütevazı bir yaşam biçimi benimsememiz gerektiğini; hayatımızı paylaşmayı düşündüğümüz eşimizi seçerken daha dikkatli olmamız gerektiği mesajını aldım ben bu kitaptan. Ama ne yalan söyleyeyim özellikle benim odaklandığım nokta evlilik oldu...