Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 23 Nisan 2022 14:52 Tek odalı evlerde yaşamasak da üç oda bir salonlara sığamayıp dört beş odalı evlere geçsek; ebeveyn banyolu, kilerli, garajlı, teraslı dubleks, tripleks evlerde bile nefes alamayıp nefes almaya Ege'deki yazlıklara koşsak da ruhlarımızı huzura erdirecek şeyin aslında daha geniş evler olmadığını huzur veren gönüllerle beraber olmak olduğunu artık anlıyor ve bunu anlatan her kitaba kalpten bir bağlanışla bağlanıyoruz. Rukiye Yeğinol varlığın sırrını ya da sır olmazdan evvel hepimizin bildiği gerçeği fısıldıyor kelimeleriyle. Hepimizin bu hayattan, en çok da sevdiklerimizden bazı beklentileri var. Öyle büyük şeyler değil bunlar: sevgi, ilgi, olduğu gibi kabullenilmek... Sultan, aile babası bir uzun yol şoförünün hikâyesini anlatırken başlığı ile dikkat çeken Elbiseler, İspanyol Paça ve Alman Kadınları hikâyesi de konusu itibariyle Almanya'dan memlekete kucağında hediyelerle dönen Türk filmlerinden çok iyi bildiğimiz bir babayı gözler önüne seriyor. Yazarın hayatından izler de taşıdığını bildiğimiz hikâyede anlatıcının kadın olması ve genelde kadın kahramanların hikâyesinin anlatılması kitabın bende anlamlı bir karşılık bulmasında etkisi büyük. Her hikâye birbirine görünmez zincirlerle bağlıymış hissi veriyor. Sanki yeryüzünde birbirinden uzakta, bambaşka hayatlar da yaşasa insanlar, aynı şeylere gülüp aynı şeylerden acı çekerken bir noktada buluşuyor ve tek bir varlık hâline geliyor. İşte Tek Odalı Ev'in sırrı. Hepimiz bu koskoca dünyada, tek odalı bir evde yaşıyoruz. İki kapısı olan tek odalı ev...
Her hikâye tanıdık gelse de benim favorim Kanepedeki Çukur. Bazı insanlar çukurları seviyor ama ölmeden girdiği çukurların sevdiklerini de oraya doğru çektiğinin farkında değil.
Oldukça sade diliyle rahatlıkla okunan hikayeler, Türkçenin parıltılı dokunuşları diyebileceğimiz deyimler ve atasözleri ile zenginleştirilmiş. Yazarın nice kitaplarını okuyacağımızı temenni ederek bu kitabı insan hâllerini okumak isteyen herkese tavsiye ediyorum.