Yıllar önce bir dizide Heredot cevdet vardı. Yaşı yetenler hatırlar. Hatırlamayanlar da bir baksın lütfen bu şahane zatî muhtereme. Bu kitabı okurken kahvede oturup Heredot Cevdet’i dinler gibi hissettim kendimi. Onun o insanı kendine esir eden ballandıra ballandıra anlatmaları vardı ya hani tam da öyle bir kitap işte. Adana’da, bir gariban mahallede uzun yıllardır bir arada yaşayan artık bir aile gibi olmuş mahalle ahalisi. Gül gibi geçinip gidiyorlar aslında ama bu mahallede bir gariplik var. Önceleri sadece ayakkabı boyacısı İsmail Emmi’ye görünen bir gelin kız geziyor gece sokaklarda. Sonra,gözleri olmayan havada uçan bu gelin kız mahallenin gençlerine de musallat olmaya başlıyor. Bu belanın başlarına nereden sarıldığını düşünen mahalle eşrafı bir ay önce mahalleye taşınan Zarpan bey ve oğlu Yalım’ın gelişiyle ilişkilendiriyorlar önce bu durumu sonraysa dertlerinin dermanını arıyorlar Zarpan denen bu enteresan adamda. Zarpan denen mübarek zat hem sayılarla hem ruhani tarafla arası çok iyi olunca birden gözbebeği oluyor mahallenin. Mahalleli demişken, lakaplarıyla tanınan bu insanların hepsi öyle tatlı ki bir anda oralı oluyorsunuz, onlardan biri olup adeta onların şivesi ile konuşup onlar gibi düşünüyorsunuz. Hepsi birbirinden alem hepsi birbirinden saf ama arada kendini kurnaz zanneden çakallar da yok değil tabi. Gelin kızın göründüğü mahalleli sayısı artınca Füsun giriyor devreye. Füsun Viyana‘da eğitim görmüş gazeteci kızımız. Başlıyor bu işin aslını astarını araştırmaya. Arayan bulur derler ya,Mekin bey çıkıyor karşısına Füsun’un. Mekin bey fizik öğretmeni, beyin yakan fikirleri ile olan bitenleri kuantum mekaniği ve fizikle açıklamaya çalışıyor. Siz olan biteni gerek batılla gerek bilimle anlamaya çalışırken aksakallı bir dede çıkıyor ortaya. Bir de o arada gazeteci kızımız Füsuna bir avukatlık bürosundan mektuplar gelmesin mi? Ne anlatıyor dersiniz bu mektuplar? Sanki her şey çok yolundaymış gibi birileri de düğün dernek derdinde️Bir de bunca enteresanlığın içinde tanrıların arabaları kitabının yazarı Eric Van Doniken ne dese beğenirsiniz? “Ziyaretçilerin ziyareti!”Hayda bu kitapta neler oluyor arkadaşlar Şimdi bana kalsa böyle tatlı tatlı anlatmaya devam ederim ama o zaman sizin okumanızın bir espirisi kalmayacak. İyisi mi ben diline bayıldığım , sesli sesli güldüğüm, kurgusuna hayran kaldığım, oh be iyi ki böyle farklı bakıp farklı yazan yazarlar var dediğim bu kitapta daha neler olduğunu öğrenme keyfini size bırakayım. Son sözüm mutlaka okuyun sağlıkla ve kitapla kalın
#ikibinyirmibirinyüzyirmiyedincikitabı #okudumbitti #keşfet #mutlakaoku #adana #gerçek #serdarçekinmez #ziyaretroman #bookstagramturkey #kitapönerisi