Ama “ağırlaştırılmış müebbet”li, bol hapisli Gezi kararları, bu ülkenin kimlikler veya fikirler ile eylemler bakımından “farklılıktan nefret çilesi”nin asla bitmediğini gösteriyor.
24 Nisan’dan 25 Nisan’a, “yara sarma” fikrinin kalıcı olmayabileceğini, “insanî-vicdanî” bir esintinin hızla gelip geçici kalabileceğini, nefretin kurumsallaşmış, katılaşmış haliyle damarlarımızdan eksik olmayacağını da!
İnsan, ülkesi için, hukukun temel insan hakları, evrensel değerlerden nasıl uzaklaşabildiğine kuşak kuşak tanık olunduğu için kahroluyor.
İktidar partisinden milletvekili adayı olmuş bir yargı mensubunun bağımsızlığı dahi sorgulanamadan, sorun bile olmadan üstelik.
Umur Talu