Tolstoy her zaman okumak istediğim yazarlardan biriydi. Hele ki dedesinin Osmanlı İmparatorluğu zamanında İstanbul Rus Sefaretinde yani günümüz kavramlarıyla söyleyecek olursak “Rusya Büyükelçisi” olduğunu düşünürsek kesin okumam gerekenler listesinde birinci sırayı alıyordu.
Tolstoy ile tanışma hikayem TRT 2’nin ilgiyle izlenilen Aykut Ertuğrul ve Furkan Çalışkan’ın sunumuyla ekrana gelen Kelimeler ve Şeyler programı olup beni
Tolstoy ile kucaklaştırdı diyebilirim. İlk okuduğum kitabı İnsan Ne İle Yaşar oldu. Bu kitap kimilerine göre aşırı vaaz havasında ilerliyor gibi gözükse de bulunmuş olduğum dönemdeki yaşadığım varoluşsal sancılarımdan tutup kucaklayan bir eser.
Bu kitap ise bizi üç kız kardeşin ansızın yakalanmış olduğu dilimizde takdiri ilahi kelimesi ile bütünleşmiş olan ölüm kavramı ile karşılıyor.
Ana karakterlerimiz yani kitabın esas kızı Maria Aleksandrovna namı değer “Maşa” ve esas oğlanı Sergey Mihaylıç.
Kitabın ilk bölümünde vasi olarak yanlarına gelen Sergey Mihayliç’in babacan sevgisi zamanla Maşa ile ikisi arasında duygusal bir bağ oluşturmaya başlamış ve evlilikle sonuçlanmıştır. Ama hikaye bizim bildiğimiz gibi evlilikle bitmiyor bilakis asıl hikaye evlilikten sonra hatta Maşa’nın Petersburg’a taşınıp sosyeteye girmesiyle başlıyor. Başlarda biraz Madam Bovary’i anımsatsa da Maşa’nın hırsları Bovary ile boy ölçüşemez diye düşünüyorum.
Maşa’nın korunaklı taşra hayatından ayrılıp ışıltılı kent hayatını görmesi onu hep daha fazlasına itmiş ve elindeki ile yetinememe durumuna getirmiştir.
Sanırım şu paragraf ana karakteri anlatmak için fazlasıyla yeterli kalıyor.
"Sevgimin büyümesi durmuştu, bir huzursuzluk sızmaya başlamıştı ruhuma. Heyecan istiyordum; tehlikeler, hareketlilik... Huzurlu, sakin hayatımızda harcayacak yer bulamadığım çok fazla güç vardı içimde."
Maşa ile Sergey Mihayliç arasında Petersburg’a taşındıktan sonra kapanması güç bir uçurum açılmıştır. Bu uçurumun açılmasında aralarındaki yaş farkının etkisi ve Maşa’nın hayat tecrübesinin olmaması da yadsınamaz.
Zaman içinde bu uçurum aralarında sevgi bağını koparıp aile mefküresini de ortadan kaldırmıştır.
Son kısımlarda da Maşa’nın yaşadığı ışıltılı heyecanlı ve macera dolu hayattan sıkılıp evine, eşine ve çocuklarına döndüğünü görüyoruz.