"Ekmek, evlerde pişirilirdi. Fırından ekmek alma, istisnaî idi. Ani gelen bir konuk için falan. Sürekli olarak fırından ekmek alma, bir israf, bir yıkım sayılırdı. Böyle bir evin batacağına inanılır, bunlara acınılırdı."
Çocuğun karın tokluğuna çalıştırılan işgücü; evliliğin aşk, sevgi, bağlılık gibi duygular içermeyen ekonomik bir kurum; cinselliğin de bakim karşılığı ödenen bedel olduğu çağlarda kendisinden değil elli, yüz elli yaş. büyük bile olsa bir paşayla evlenmek başına talih kuşu konmak anlamına geldiği için Esme'nin kendisi de annesi de abisi de sevinçten uçmuşlardı.