Puan vermedi·43 syf.····Okunma: 02 Mayıs 2022 18:53 Efsaneye göre her sene gökyüzünde beliren bir yansıma kara keşiş olarak görünür ve dünyanın çeşitli yerlerinde sırayla görülürmüş. Felsefe doktoru Kovrin duyduğu bu efsaneyi o kadar çok düşünüyor ki gerçekten bu kara keşişi görmeye başlıyor ve onunla sohbet etmeye başlıyor.
Kara keşiş ile sohbeti ona büyük ilham veriyor, kendini çok şanslı hissediyor, seçilmiş kişi olarak görüyor. Ama etrafındakiler bundan hoşnut olmuyor onun hasta olduğunu söyleyip tedavi etmeye çalışıyorlar.
"Bütün dünyanın inandığı deha sahibi insanların da hayaletler görmediğini nereden biliyorsun? Biliminsanları şimdilerde dehanın delilikle akraba olduğunu söylüyor. Dostum, sadece sürüden ayrılmayan sıradan insanlar sağlıklı ve normaldir."
Ama Kovrin bu durumdan hiç de memnun olmuyor tüm hayatı altüst oluyor.
"Deliriyordum, büyüklük hezeyanına kapılmıştın, fakat neşeli, zinde ve hatta mutluydum, ilginç ve orijinal biriydim. Şimdi daha makulüm ve daha sağlıklıyım, fakat herkes gibiyim: Vasatım, sıkıcı geliyor yaşamak..."
Ondan bu mutluluğu almaya hakları var mıydı? Gerçekten hezeyanlı, hayalgören biri mi olmuştu? Dahi miydi deli miydi?
Kitap çok kısa ve yüzeysel kalmış yine. Bir çırpıda bitiyor. Kalıcı bir etki bırakmıyor. Ama ilginç bir öykü olduğu için okunabilir.