·128 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Nisan 2022 17:10 Fatih ile Harbiye, Şinasi ile Macit, Ud ile Keman, Alaturka ile Alafranga, Hilal ile Haç, Doğu ile Batı. Yüzyıllardır bitmeyen bir mücadele. Ve bizim bu mücadeledeki tarafımız. Kafa karışıklığımız.
Kitap bizim milletçe son üç yüz yılımızı işgal eden doğu batı çatışmasını ve bizim nerede konumlanacağımız gibi sorgulamaları Neriman ve Şinasi’nin ilişkisi üzerinden bize aktarıyor. Neriman, Fatih semtinde yaşayan ve tam bir şark hayranı olan Faiz Bey’in kızıdır ve Darülelhan’da (Konservatuar) ud eğitimi almaktadır. Babası gibi şark hayranı olan Şinasi ile yedi yıldır nişanlıdır ve artık evlilik planları yapmaktadırlar. İki genci de çevresi o kadar çok severler ki o günün toplumunun değer yargılarını düşündüğümüzde bir hayli uzun sürmüş olan nişanlılık süresine rağmen başkalarına şiddetle karşı koyacak mahalle baskısı bile bu iki gencin görüşüp konuşmasını hoş karşılamaktadır.
Yalnız günün birinde Macit’in Neriman’ı Pera Palasta bir baloya davet etmesiyle işler değişmeye başlar. Biraz balo ortamının etkisiyle biraz da Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kurulduğu yıllardaki batılılaşma hareketlerinin umumi etkisi altında kalan Neriman’da batı özentisi gün yüzüne çıkar ve hayatında sorgulamalar yapmaya başlar.
Sorgulama dedin mi orada duracaksın. Bir kitapta sorgulama yapılıyorsa o kitap okunmaya değerdir. Dostoyevski’yi, ve Kafka’yı bu sebepten çok severim. Bu kitabı da bu sebepten sevdim ve Peyami Safa’nın diğer kitaplarını da okuyacağım. Dönelim konumuza. Neriman doğu ve batı kültürleri arasında sıkışıp kalıyor. Bir tarafta Şinasi, diğer tarafta Macit.
Başka yorumları incelediğimde Nerimana gıcık olanlar olmuş. Elbette Şinasi bir tarafta dururken ve yedi yılın ardında tam evlenecekleri hengamda Şinasi’den habersiz Macitle görüşmeye başlaması ve Şinasi’ye yalan söylemesi affedilecek bir durum değil. Ancak ben kitap boyunca her iki tarafı da en az onlar kadar anladım, onlar gibi düşündüm. Olaylara Nerimanın penceresinden bakalım. Bir tarafta doğu, geri kalmışlık, fakirlik, miskinlik, bağnazlık hakim. Bugün bile ortadoğu ve müslüman dünyanın haline baktığımızda her yerde kokuşmuşluk, fakirlik, savaş. Afganistan Pakistan gibi ülkelerde kadını eve hapsedip sokakta tek başına bulduğunda zaten ahlaksız düşüncesiyle yüzlerce kişinin toplu tecavüz için üzerine saldırması. “Bacha Bazi” adlı insanlığın yüz karası bir gelenekle erkek çocuklarına uygulanan pedofili. İslam dünyası uzun zaman aydınlanmayı yakalayamayacağa benziyor. İşin kötüsü biz Avrupa birliğine gireceğimiz yerde orta doğu bize girdi. Bu sapık tecavüzcüler elini kolunu sallayarak sınırlarımızı geçtiler aramızda dolaşıyorlar. Neyse La havle deyip konumuza dönelim. Diğer tarafta ise batının ışıltılı dünyası. Neriman her ne kadar olaylara derinlikli bakamasa ve batıyı, Beyoğlu’nun ışıltılı balo salonları, güzel kıyafetleri olarak görse de fikir cephesinde bu tarafa hak vermemek elde değil. Neyse lafı uzatmayalım biraz da Faiz Bey ve Şinasi’nin penceresinden bakalım. Batının herşeyi yapmacık, asıl kültür ve medeniyet doğuda, islam dünyasında. Batıya medeniyeti götüren de biziz. Çalışmadık ve bugün bu hale geldik. Biz bu gün onlardan bir şey alacaksak, onların çalışma azimlerini, ilmini fennini almalıyız. Üstelik sonlara doğru yapılan o toplantıda Ferit isimli karakterin analizleri de bu cephenin fikirlerini yansıtması açısından çok değerliydi. Şimdi iki tarafı birlikte ele aldığımızda;
Siz; değerli okuyucu, siz hiç fikir dünyanızda bir karpuz gibi tam ortadan ikiye bölündünüz mü? İki tarafa da eşit mesafede olup iki tarafa da ait olamadığınız oldu mu? Tıpkı, aynı Martin Eden gibi içinden çıktığınız sınıfı küçük hor ve hakir görüp, üst sınıfa, entellektüelliğe erişmeye çalışıp oraya ulaşıp sonrasında ise orasının da bomboş bir gerçeklik olduğunu görüp de içinizdeki o kepremsi tadı hissettiniz mi??? Her iki tarafa da sığamadığınız oldu mu? Bunları yaşamadıysanız bu kitabı tam manasıyla anlamanız zor. Bunu ben kendi hayatımda yaşadım. Bundan dolayıdır ki Martin Eden ve Fatih Harbiye benim kalbime dokunan iki kitap oldu. Peki ya bakalım Neriman bu çatışmanın sonucunda seçimini ne yönde kullanacak? Okumayanlar için tavsiyemdir. Kitapla kalın mutlu kalın...