Puan vermedi·352 syf.····Okunma: 27 Nisan 2022 22:01 Merhaba okur dostlarım! Bugün uzun zamandır okumayı beklettiğim 1984’ün yorumuyla ve buradaki ilk incelememle karşınızdayım.
Kitaba başlamadan önce belli bir çekincemin olduğunu itiraf etmeliyim. Çünkü okuduğum birkaç yorum neticesinde kitabın akmayacağını ya da beni karamsarlığa sürükleyeceğini düşünüyordum. Kitaba başladığım andan itibaren benim kitapla olan serüvenimin farklı olacağını ve beni nasıl sürükleyeceğini anladım.
1984’te Büyük Birader’in katı sistemine ayak uyduramayan Winston’ı okuyoruz. Öyle katı bir sistem ki düşündüklerinizin bile bir polisi var, üzerinizde hep izlendiğinizi hissettiren bir çift göz var. Bu yüzden kelimelerinizin, düşüncelerinizin bir sınırı olmalı. Hâl böyle olunca sisteme aykırı tüm düşünceler iki kişinin bakışları arasında kalıyor.
George Orwell’ın kurduğu distopyaya ve bu dünyanın tüm detaylarına hayran kaldım. Çünkü kurduğu her şeyi çok güzel temellendirmiş. Bu temellendirdiği şeylerin, eleştirdiği sistemden çıkmış olması çok akıllıca. Edebiyatın bir şeyleri “doğrudan söylemeden anlatma” gücünü bana tekrar hatırlatan bir kitap oldu.
George Orwell’ın kitaplarında yaptığı eleştirinin belli bir tarzı var. Bu eleştiriyi, karakterleriyle yansıtırken farklı bir yol seçiyor. Sanki “Gerçekten sonunuzun böyle olmasını mı istiyorsunuz?” diye bağırıyor gibi geliyor okurken.
Kitabı doğru zamanda okumaya özen göstermenizi öneririm. Biraz karamsarlığa, agresifliğe hazır olmalısınız. Ben beklettiğim süre boyunca kendimi psikolojik olarak hazırladığımı ve benim için zamanlamanın çok doğru denk geldiğini fark ettim. Uzun zamandır elimin gitmemesinin doğru bir sebebi varmış…
1984 benim içinde kendimden birçok şey bulduğum ve çok sevdiğim bir kitap oldu. Herkesin doğru zamanda okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.