Bu kitaba roman deyip geçmek, türünü de polisiye olarak belirlemek büyük haksızlık olur. Polisiye de çok severim, uzun zamandır okumadığım için özlediğimi de farkettim ama okurken yoğunlaştığım başka noktalardı.
〰️
Simgebilim profesörü Robert Langdon, Paris'e bir iş için gider ve Louvre müzesinin müdürü Saunière'nin öldürüldüğünü olayların içine bizzat dahil olarak öğrenir.
Herşey böyle başlıyor, Saunière yaralandıktan ve öleceğini anladıktan sonra, sakladığı ve ölürse kendisiyle birlikte mezara girecek olan büyük sırrını şifreli yazılar ve sembollerle kendi vücuduna çizer, çizerken de herhangi birinin çözmesini istemez, bu sırrı bırakabileceği, çözebilecek tek bir kişi vardır Sophie, ona yardım etmesi için de Langdon'u dahil eder ve ölür...
Bütün kitabı anlattım ya da spoil verdim gibi görünmesin çünkü bütün bunları kitabın başlarında okuyoruz ve ardından gelenler inanılmaz.
Hristiyanlık tarihinin binlerce yıllık sırları, Kutsal Kase, Gizli Tarikatler, Semboller, çok anlam içeren, şifrelerin içinde şifreler... Ve bu uğurda işlenen cinayetler. Bol bol bilgi var kitapta, Dan Brown bu bilgileri kurguya çok güzel işlemiş. Merakla öğrenmek ve okumak istiyorsunuz her bir sayfayı. Son olarak kitapta Hristiyanlık tarihini karıştıracak öğeler olduğundan, Dan Brown bu kitabıyla oldukça tepki görmüş. Okumayanlara tavsiye ederim, okuyanların ise kitabı nasıl bulduğu hakkında yorumlarını merak ediyorum. Sevgiyle kalın