Barış'a Mektup
5 Mayıs
"Gardiyanlar avlu merdivenlerinden çıkıp idareye giden dış kapıyı da kapatırlar. Akşamı götürürler anahtarlarıyla birlikte. Yıldızları da... "
Bu akşam yıldızları seyrederken senin gözlerin oldum Barış. Gökyüzündeki en parlak yıldıza senin adını verdim. Sana bir gerçeği söylememi ister misin? Yıldızlar gardiyanın cebine sığmayacak kadar büyük ve parlaktır. Akşamı anahtarı çevirince götüremezsin. Gardiyanlar senin tüm yıldızlarını alıp götürdüğünde onu sadece duvarların ötesine saklarlar. Tıpkı Sultan teyzenin altın kesesi gibi. Senin hayal gücünü ise hiç kimse kapılar ardına kilitleyemez. O akşamın gidişatını ve birbiriyle saklambaç oynayan yıldızları senin aklından kimse silemez. Hayallerin o uçurtma gibidir Barış. Ne su işler ne kurşun... Birisi düşürmeye kalktı mı yükselir ve rüzgara göre yön değiştirir. Fikirlerin ve düşüncelerin sana tahakküm kurmaya çalışan o gözlere karşı, hep üstlerde dalgalanır onlarla alay edercesine salınarak yükselir.
Hiç gün batımını görmedin mi Barış? Bir hayal kur ki günbatımından daha güzel. Kimse erişemesin senin akşamüstüne. İçinde İnci de olsun. Başını okşasın senin Rüzgar ve İnci... Mavi bir uçurtma dalgalansın akşamında. Rengi hiç kararmayan yıldızlara doğru yükseldikçe büyüyen o kocaman uçurtmayı iyi seyret... Vurmasınlar sakın.
Barış'ı çok seven hayalperest bir abiden sevgiyle