Puan vermedi·376 syf.····Okunma: 07 Mayıs 2022 10:15 Kendimden , yaşantımızdan , bitmek bilmez isteklerimizden , doyumsuzluğumuzdan, insanlığımızdan utanarak ve gözyaşları eşliğinde okudum, bitirdim Savaş ve Açlar’ı.
Ahh savaş! Seni icat eden gün görmesin.. Nasıl bir yokluktur öyle.. Buna karşın nasıl bir mücadele, nasıl bir metanet.. Utandım bizden..Utandım.. Temel Çavuş donarak ölürken, güzel Ali cephede şehit olurken, Şakire açlıktan öleyazan çocukları için yanarken utandım..Toprağa çiçek eker gibi çocuklarını yatıran Şakire..İçimi yaktın..Savaşa, yokluğa, adaletsizliğe lanetler okudum. Ne desem anlatamam sanırım kitabın bende bıraktığı derin acıyı.. Ne acılar yaşanmış güzel ülkemin güneşli günler görebilmesi için.. Cephede kurşunlar Azrail, Anadolu’da açlık.. Savaşın yüzünü bir de cephenin berisinden okumak.. Yanmak..Edebiyatımızın altınlarından olan ancak hakkı verilmeyen üstadın neden bu kadar az okunduğu , bilindiği ayrıca bir merak konusu oldu benim için.
Serinin devamı olan Öksüz Musa kitabını da almış olmama rağmen önce bu acıları sindirmeli ruhum. Okurken zor olanı yaşayanların önünde, saygıyla, minnetle eğiliyorum.. Olanları değiştirmese de..Onca acıyı yaşanmamış kılmasa da..Umutları ile kara toprağın bağrına giren bu güzel insanların orada en azından aç kalmadıklarını, topaç bile çevirdiklerini düşünmek istiyorum :(