Bir Livaneli klasiği.. Öyle kendine özgün, öyle içten.
Bazı kitapları sadece okumuyor, yaşıyoruz.
Orada oluyoruz, nefes alıyoruz, konuşuyoruz, ağlayıp gülüyoruz.
Gören var mı bizi? Orada olduğumuzu?
Dışardan bakılınca elinde kitap olan ve okumaya dalmış bir insan!
Peki gerçekte neredeyiz?
Bir kasaba, bir ev, bir kulübe.. kalabalık bir şehir veya serin bir sahil kenarı.. kim bilebilir.
'Maya bu soğukta orada ne yapacaklarını pek anlamaz ama yine de profesörü istediği yere götürür. Gittiklerinde profesör sahile iner ve kemanını çıkartarak serenad yapmaya başlar.
Böyle saatlerce bekler..'