·95 syf.····Okunma: 10 Mayıs 2022 16:46 “Bütün yaşamımı geride bırakıp bilinmeze doğru delice bir koşu tutturmuştum, Amok koşusu…”
“Amok koşucusu boş bakışlarla koşar, ama nereye gittiğini bilmez.”
Amok… ani şekilde gelişerek bir anda alevlenen bir cinnet geçirme hâli…
Amok Koşucusu… Geri çevirdiği bir yardım çığlığının pişmanlığı ile amok geçiren bir doktorun öyküsü…
“İnsanın kendi yaşamı, kendi sorumluluğu işin içine girince biter. Bi’ yerde bitmeli de…”
Kapısı aniden çalar doktorun. Gelen bir yardım çığlığıdır. Ama kibirli ve gururundan asla ödün vermeyen bir kadından gelen bir yardım çığlığı. Gördüğü kibir karşısında duygularını kontrol edemez doktor ve geri çevirir yardımı.
İşte tam da orda başlıyor azabı…
Çünkü, “Birisi zor durumdaysa ona yardımcı olmak bir görevdir.”
Gururundan asla ödün vermeyen bu kadının evini terkedişi ardından, Amok başlar. Nasıl böyle bir şey yapmıştı doktor. Ona bir el uzatılmış, yardım isteniyordu. İçine içine atılan çığlıkları duyuluyordu.
Bu azap karşısında,bir anda ona bağlanır doktor. Ona karşı muhteşem bir sevgi duyar, yardımını tekrar kabul etmesi uğruna canına kıyacağı bir kadındır o artık…
Ama her şey için çok geçtir artık. Her şey için epeyce geç…
“Evet, bir an gelir görev biter. İnsanın elinden bir şey gelmeyince. Evet, o zaman…”
Stefan Zweig’in kaleminden Amok Koşucusu…
Kitap fazlasıyla düşündüren bir kitap. Hayatı, yaşamayı düşündüren bir kitap.
Açık söylemek gerekirse; doktorun bu kadına, hem de hiç tanımadığı bu kadına karşı böylesine bir sevgi duyması beni şaşırttı. Zweig diğer kitaplarında da ani sevgilerden bahsediyor. Ama hiç biri bu kadar şaşırtmamıştı beni.
Sevmek bu kadar kolay değil, olmamalıydı.
Diğer yandan; kitap, düşünmeyi öğretiyor. Bir şeyin üzerine iyice düşünmenin ne kadar mühim olduğunu öğretiyor.
Bana kalırsa Zweig kitapları için bir başlangıç değil. Başlangıç olarak “Korku” veya “Yakıcı Sır” kitabını önerebilirim:)
Orta şekerli beğendiğim bir kitap oldu.
Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim:)
Kitapla kalın:)