Melda Vatancı'nın, Renksiz Dünya Hikâyesi adlı kısa bir öykü kitabı olmasının yanısıra aynı zamanda çok iyi bir psikoloji kitabıdır. Bu kitapta Siyasi egemen güçlerin, zenginlerin veya para babalarının halkı ve insanları kendi çıkarları, kendi rahatları ve sıkıştığı yerde nasıl tehlikeye attığını çok güzel bir şekilde ifade etmiştir. Para ve gücün insan gözünü kör ederken; onu nasıl acımasız bir canavara dönüştürdüğünü, insanî tüm duygularını nasıl öldürdüğünü güzel ve açıklayıcı bir şekilde ifade etmiştir...
Kitap,
Nükleer Santralden sızan kimyasalın bütün bir köyü nasıl ölümle ve ölüm psikolojisiyle başbaşa bıraktığını; Yaşayan insanların artık ölümden başka bir kaçış yeri olmadığı çaresizliğini, bundan hiçbir kurtuluşlarının olmadığının ve bu psikolojinin derin ve travmatik etkisini işlemektedir.
Sizce hayatı çok seven ve hiç ölmek istemeyen, hayata bağlı insanlar ölmeden önce kendine bir ölüm şekli seçip onu uygulamak ister mi? Tabii ki istemez normalde. Ama insan ölümden başka bir kaçış olmadığı bir durumda ölmeden önce o ölüm psikolojisindeki çaresizliği sonlandırmak için ister. Kısa bir zaman içinde öleceğini bilmek psikolojisinin, ölümün kendisinden çok daha zor olduğunu bu kitap bize çok başarılı bir şekilde anlatmıştır. Nükleer kimyasal sızıntının insana olan tek etkisi ve sonucu ölümdür. ve bu etkiyi maruz kalan bir köy, iliklerine kadar yaşamış ve çaresizlik içinde psikolojileri alt üst olmuş. Travmatik boyutta bir hal almaya başlamıştır. Melda Vatancı bu kısa öykü kitabında çok ağır bir psikolojiyi çok başarılı bir şekilde biz okuyuculara sunmuştur. Kendisine çok teşekkür ederim. Kaleminiz daim ve kavi olsun. Öykü ve psikoloji severler bu kitabı okumalı bence. Tavsiyemdir... Kitapla kalın...