Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2021 105. kitabı
Eski İstanbul’da meşhur olan helva sohbetlerine gidecek olan 4 arkadaş öncesinde bir Yahudi meyhanesinde alkol almak ister. Aradan kısa bir zaman geçtikten sonra masadan biri kalkar dışarı çıkar. Bunu diğerlerinin de bir süre sonra dışarı çıkmaları izler. Grubun en yaşlısı, varlıklı tüccar kendisine oyun oynandığını düşünür. O da diğer arkadaşlarına oyun oynamak ister ve dışarı çıkar yüzünü çamura bular, üstünü yırtar ve yürümeye başlar. Yürüdükçe akşam vakti olmasından dolayı yolunu kaybettiğini düşünür ve pek tekin olmayan mahalden hızlıca uzaklaşmak ister. Bunun neticesinde de bitap düşer ve soluklanmak için bulduğu ilk duvara yaslanır. Gecenin karanlığında yaslandığı şeyin duvar değil kapı olduğunu göremez ve içeri az daha düşecek gibi olur. Yukarından bir ışık belirir ve evin hanımı karşısına çıkar. Kendisini ağırlamak istediğini söyler. Adam reddeder ve dışarı çıkmak ister ama kadın kendisini rezil etmekle tehdit eder. Mecburen içeri girer ve parasında gözü olan bu kadının başka problemlerle karşılaştıracağı ihtimaline karşı temkinli davranır. Aradan kısa bir zaman geçer ve kapı çalınır. Gelen kadının belalısı bir yeniçeridir. Yukarı çıkacağını söyleyen kadın adamın dolaba saklanmasını ister. Yeniçeri yukarı çıkar oturur ve gitmeye de hiç niyeti yoktur. Yapılı ve korkusuz ayrıca da küstah olan yeniçeri kadının kocasından para almasını isteyerek ve o aldığı paraları harcayarak geçimini idame ettirir, kocasından haberi vardır ve korkmaz da. Aradan belli bir süre daha geçer ve kadının kocası gelir. Yeniçeri kalkıp gitmeyi kabul etmez ve kocası sesleri duyarak yukarı bir hışımla çıkar. Paşa yardımcısıdır ve statüsü gereği böyle bir durumda kalınca onuruna leke sürüleceğini düşünür. Yeniçeriye dışarı çıkmasını ve karısını boşadıktan sonra geri gelmesini söyler ama yeniçeri de bunu kendisine yediremez. Adam defalarca uyardıktan sonra usta bıçak kullanıcısı sıfatına yaraşır çeviklikle yeniçeriyi öldürür. Sonrasında karısından kahve yapmasını ister. Karısı ‘’Beni öldürmeyecek’’ düşüncesiyle biraz rahatlamış vaziyette kahveyi getirdikten sonra saçlarından tutarak onu da öldürür. Dolaptaki tüccarımız ise bütün bu olanları kanı donarak izler, sıranın ne zaman kendisine geleceğini düşünür. Evin kedisinin dolaba doğru sesler çıkarması üzerine dolabın kapağını açan paşa yardımcısı tüccarı görür ve izahat bekler. Tüccar olanı biteni eksiksiz bir şekilde anlatır ama adam olanları başkasına söylememesi üzerine yemin etmesini ister. Sonrasında biraz düşününce tüccarın anlattıklarını doğrulamadan yeminine inanamayacağını düşünür ve helva sohbeti yapılan yere götürmesini ister. Sohbet edilen yerde bulunanların tüccarın anlattığı şekilde olduğunu gören paşa yardımcısı tüccarın sözüne inanır ve ikisinin arasında ölünceye kadar yıkılmayacak olan bir dostluk başlar Kitap güldürü yönü ağır basan, eski Türkçe kelimeleri barındıran fakat ağır olmayan bir dile sahip, kısalığına rağmen oldukça farklı bir olayı oldukça sıkmadan anlatan muazzam bir eser…
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,628 okunma
·
67 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.