·502 syf.····Okunma: 04 Mayıs 2022 21:01 · Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum…
Az önce okuduğunuz cümle Masumiyet Müzesi kitabının giriş cümlesi. kitabı okuyanların da çoğunu içine çeken o meşhur cümle…
Bizler aslında hayatımız boyunca buna benzer cümleler kuruyoruz. Kaçırdığımız veya güzelliğini sonradan fark ettiğimiz pek çok anla doludur geçmişimiz eminim ki…
Kitapta da insanlığın basit ama karmaşıklığını göz ardı etmeden, uzun yılları kapsayan Kemal’in Füsun’a takıntılı aşkının, bağlılığının, tutkusunun hikayesini okuyoruz. Ama bu temalar etrafında ilerlediğimiz sayfalar boyunca anlatılan dönemin toplumsal yapısı ve İstanbul’u hakkında da çok kıymetli bilgiler ediniyoruz. Dolayısıyla sadece karakterler veya olaylar üzerinde kurgulanmayan, aynı anda pek çok şeyin işlendiği çok zekice tasarlanmış bir kitaptan bahsediyorum.
Masumiyet Müzesi pek çoğumuzun bildiği gibi sadece bir kitap değil aynı zamanda bir müze. Orhan Pamuk müze ve kitap fikrini aynı anda düşünerek işe başlıyor. Sanırım bu konuda başka bir örnek de yok. Ama şöyle düşünüyorum ki kitabı okuyan ve müzeyi gezenlerin olayların ve karakterlerin kurgu olduğuna inanması çok zor… Özellikle ben yıllar sonra bile “bence Masumiyet Müzesi tamamen kurgu değildi” demeye devam edeceğim gibi duruyor…
Bunda Orhan Pamuk’un karakterlerin psikolojilerini çok iyi resmetmiş olmasının da etkisi olduğunu düşünüyorum. Öyle ki kitabı bitirdikten sonra aklımdan sürekli terapi planları yaparken buldum kendimi… (burası belki biraz mesleki deformasyonumla da ilgili olabilir.)
Bu arada kitaptan övgüyle söz etmem bir çırpıda bitireceğiniz anlamına da gelmiyor çünkü çok sürükleyici yerleri olmakla birlikte kitabın bir kısmı çok yavaş ilerledi ki en çok yarım bırakılan kitaplardan da biriymiş kendisi. Örneğin ben tam 5 ayda defalarca kez bırakıp dayanamayıp geri dönüp tekrar okuduğum bir süreç sonunda bitirebildim. Sonra anladım ki bu şekilde değil de bir çırpıda bitirseymişim aynı zevki asla alamazmışım.
Özellik bakımından yer yer akıcı, kesinlikle akılda kalıcı, şüphesiz sürpriz sonlu ve tabii ki bilgilendirici bir kitaptı.
Özetle: “hayatımın kitap okuyarak geçirdiğim en güzel beş ayıymış bilmiyordum…” ve defalarca kez yeter artık başka kitap okuyacağım deyip bırakmak isteyip bırakamayıp geri dönüşlerime rağmen (aynı Kemal gibi yani) “herkes bilsin ki çok güzel bir kitap okudum”…