Deneme 1
Aylan Kürdi... Kaç kişi hatırlıyor bu ismi? Ben size hatırlatayım.2 Eylül 2015’te Bodrum açıklarından Yunanistan sınırına gitmekte olan ve içinde 14 mültecinin olduğu botta bulunan 3 yaşındaki Suriyeli bir erkek bebek. Botun batması sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiği olayda ne yazık ki Aylan da boğularak can veriyor ve bu olay bir süre gündemden düşmüyor. Şuana kadar okuduklarınızdan Aylan'ın kim olduğunu çıkaramamış olabilirsiniz. Hani şu cesedi karaya vuran bir bebek resmi vardı ya. Haber kanallarında ve sosyal medya çarşaf çarşaf görseli paylaşılan. Evet. Aylan Kürdi işte o bebekti. Ne kadar iç sızlatan ve insanı insanlığından utandıran bir görseldi o değil mi? Tabi biz de bu haberden sonra  sıcacık evlerimizde otururken insani bir görevmişçesine  Aylan’ın fotoğrafını çeşitli sosyal medya platformlarında paylaştık. Belki de resmin altını bir ayet ve hadisle süsledik. Hayatımıza nakış nakış işleyemediğimiz o ayet ve hadisleri ölmüş bir bebeğin hem de insanlığın ar damarını çatlatırcasına cesedi karaya vurmuş bir bebeğin fotoğrafı altına yazarak ve bunu da bir maharetmişçesine takipçilerimizle paylaşarak insanlık görevimizi yerine getirmiş olmanın rahatlığıyla hayatımıza devam ettik. Bu yazılanlar elbette ki  acılarımızı sindirelim  ve hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam edelim demek değil. Böyle bir durum, içinde bir gram merhamet olan insanın yapabileceği bir şey de değildir zaten. Fakat işin edebiyatına kaçıldığında ne yazık ki acıların ömrü de 3 günden fazla sürmüyor. Örneğin olaydan ortalama 2 yıl sonra Finlandiya, dünyadaki adaletsizliğe dikkat çekmesi için Aylan’ın fotoğrafını 5 euro demir paranın üzerine basıyor. Peki bu durum sizce alkışlanması gereken bir durum mu? Batının mültecilere karşı olan bakışı ortadayken elbette  ki Finlandiya’nın yaptığı bu işi alkışlayacak değiliz. Fakat dönüp kendimize baktığımızda yukarda dikkat çekmek istediğim işi yapan bizlerinde kendi samimiyetimizi sorgulaması gerekemiyor mu? Bu sorunun çözümünü onda bunda değil bir Müslüman olarak mukaddes dinimizde aramamız gerekiyor  Hayatımızın merkezine bir türlü oturtamadığımız o İslam şuuru, bizim ve kardeşlerimizin hayatından onarılması oldukça güç olan birtakım maddi ve manevi kayıplara yol açıyor. O iç sızlatan acı, haberlere taşınıyor, sosyal medyada defalarca bu konuya dikkat çekiliyor. Fakat daha sonra, ojemin rengi, arabamın markası minvalindeki dertler kalplerdeki yerini ivedilikle geri alıyor. İşte bu yüzden biz Müslümanları kendimize getirecek olan şey, İslamiyet’i bir bütün içerisinde hayatlarımıza tatbik etmek, kalpte, bakışta, anlayışta gerçek bir dirilişe sahip olmak, imani bir şuurla cihat aşkı olacaktır.   Aleyna 12.05.22
Din
·
628 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Alan Kurdi*