Kitap, okurların hiç sıkılmadan okuyabilecekleri, olay örgüsünün oldukça akıcı bir halde ele alındığı ve bu olay örgüsü içerisine felsefi yaklaşımların çok iyi bir şekilde işlendiği beni oldukça etkileyen kitaplardan diyebilirim.
Yazar Budist ve edebiyat öğretmeni olan birinin oğludur. Kedileri çok sevmektedir ve gençliğinde Jazz müzik kulübü işletmiştir. Kitap boyunca yazar bu müzik bilgisini romana dağıtmış ve roman boyunca okur sanki bir müzik eşliğinde yolculuk ediyormuş havasında ilerlemektedir.
Kitap Freudyen bir bakış açısı ile ele alınmış Oidupus kompleksi ve bilinç altı gibi kavramlar başarılı bir şekilde okura sunulmuş.
Kitap bir kehanetle on beşinci yaş gününde evden kaçan Kafka Tamura adlı delikanlı ile ikinci dünya savaşı sırasında aniden uykuya dalan ve ardından hemen uyanan öğrenciler arasında bulunan fakat diğer öğrenciler gibi hemen uyanamayıp üç hafta sonra hastanede uyandığında hafızasını ve o güne kadar öğrendiği ne varsa hepsini unutmuş olan tabir yerindeyse bir "kayıp hafıza" olarak karşımıza çıkan Nakata'nın olay örgüleri etrafında ilerlemektedir.
Kafka çek dilinde "karga"demektir. Karga Kafka Tamura adlı delikanlının bir iç sesi, iç düşüncesi konumundadır. Sıkıştığı anlarda bu karga adlı delikanlıdan yardım almaktadır. Kafka Tamura evden ayrıldıktan sonra yolculuğunda Sakura adlı bir kızla tanışır ve onun ablası olabileceğini düşünür. Kehanette annesiyle ve ablasıyla ilişkiye gireceği bir durum vardır. Sakura adlı kızla bir gece onun evinde beraber olurlar ve kehanetin birincisinin gerçekleştiğini düşünür. Geldiği yerde Tomura kütüphanesini bulur ve orada Oşima ile tanışır. Oşima kütüphanede görevlidir ve Kafka Tamura kütüphane ve kütüphane müdürü Saeki Hanım hakkındaki tüm bilgileri Oşima'dan öğrenir. Saeki Hanımı tanıdıkça onun annesi olabileceğini düşünür. Kütüphanede Oşima'nın yardımıyla çalışmaya başlar ve Saeki Hanımın eski sevgilisinin odasında kalmaya başlar. Odada bir tablo vardır. Bu tablodaki kızın Saeki Hanımın gençliğindeki hali olduğunu düşünür. Geceleri onu düşünerek geçirir ve ona aşık olur ama bir yandan da onun annesi olabileceği ihtimalini düşünür. Ancak ona duyduğu aşka engel olamaz ve Saeki Hanımla ilişkiye girerek kehanetin ikinci kısmı da gerçekleşmiş olur.
İkinci olay örgüsünde ise Nakata vardır. Onun öyküsü ve onun hakkındaki bilgilerimizi Savaş sırasında yaşananlarla ilgili yapılan bir soruşturmayla öğreniyoruz. Nakata karşımıza ihtiyarlamış olarak çıkar. Kedilerle konuşabilmekte, gökten balık ve sülük yağdırabilmektedir. Kaybolan kedileri bularak sahiplerine teslim etmekte ve bir miktar ücret almaktadır. Ancak Susam adlı kaybolan bir kediyi ararken John Wolker adlı birinin kedileri öldürdüğünü, yüreklerini yiyerek ruhlarından kaval yaptığını öğrenir ve bu adamı öldürür.
Bu öldürme olayının olduğu gece de Kafka Tamura kendini bir tapınakta üstü başı kan içinde bulur. Ertesi gün babasının öldürüldüğü haberini duyar ve kendisinin bu durumla ilgili olduğunu düşünür ve kehanetin diğer parçasının da gerçekleştiğini düşünür.
Nakata durumu karakola giderek anlatır ama polis memuru anlattıklarına inanmaz ve gönderir. Daha sonra Nakata giriş taşını bulmak için bir yolculuğa çıkar ve bu yolculuktaki rehberi Hoşino adlı biridir. Hoşino'nunda yardımıyla Tamura kütüphanesine kadar gelir ve Saeki Hanımla görüşür. Bu görüşme sonucunda Saeki Hanım ölür. Ardından Nakata giriş taşını bularak kapıyı kapatmak ister ancak uyuduğu uykusundan uyanamaz. Giriş taşını Hoşino kapatmak ister bunu Nakata'nın son vasiyeti olarak düşünür.
Kafka Tamura Saeki Hanımla rüyasındaki ölüler diyarında görüşür. Burada geçmişte yaşananlar kısa bir süre sonra yok olmaktadır. Saeki Hanım kendisini hiç unutmaması için Kafka Tamura'ya "Sahilde Kafka" adlı tabloyu miras bırakır. Oşino da Kafka Tamura'ya Saeki Hanımın bestelerinden olan "Sahilde Kafka" adlı besteyi hediye eder ve böylece Kafka Tamura'nın yolculuğu tamamlanmış olur.