·592 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Mayıs 2022 06:54 “Bak ve beni gör, cılız adam. Senin şömine önünde bir kitapla birkaç saat geçirdiğin gibi yüzyıllar geçiren Barlow’a bak. Bak ve elindeki sefil sopayla öldürmeye çalıştığın, gecelerin bu muhteşem yaratığını gör.
Bana bak, yazar bozuntusu! Ben insan hayatlarını yazdım ve mürekkep olarak kan kullandım. Bana bak ve ümidini kes!” Jerusalem’s Lot küçük bir New England kasabasıdır ve burada da, benzeri yerlerde olduğu gibi dedikodular, tuhaf tipler ve saygı değer insanlar vardır. Tabii garip olaylar hakkında söylentiler de yok değildir; ama her kasabada olduğu kadar...
Yazar Ben Mears, çocukluk yıllarını konu alan ve o günlerden beri ona musallat olmuş korkularıyla yüzleşmek amacıyla bir roman yazmak için Lot’a döner. Çocukken tanık olduğu korkunç olayın gerçekleştiği ev –Marsten Köşkü− işte karşısındadır; fakat yeni ve gizemli kiracıları vardır. Kasabada bazı kuşkulu şeyler yaşanmaya başlayınca, Mears’ın belleğindeki karanlık anılar da canlanmaya başlar: Önce bir köpek hunharca öldürülmüş olarak bulunur, ardından bir çocuk kaybolur. Bunlar başlangıçta çok da sıra dışı olaylar olarak görülmez, fakat liste uzamaya başlar. Çok geçmeden kasabayı saran şaşkınlık hayrete, belirsizlikler dehşete dönüşecektir.
Televizyonu kapatın – daha iyisi, koltuğunuzun yanı başındaki hariç, bütün lambaları da kapatın. Ondan sonra, bu loş ışıkta sizinle vampirler hakkında konuşalım. Sanırım, sizi onların varlığına inandırabilirim.
- Stephen King
Kitabimizin arkasındaki not bu şekildedir.
Kişisel fikirlerim ise ; bu kitap yazardan okuduğum 4. Kitap . Yine çok beğendim. Yazar bu kitaba inanılmaz bir emek sarf etmiş. Eseri okurken aklınıza takılan sorulara son 100 sayfa kadar olan bölümde inanılmaz bir açıklama yapmış. Orijinal versiyonu ve çıkardığım bölümler tarzında. En başlarda ortalama ilk 200 sayfalara kadar aşırı derecede titretti. Bütün pencereleri kontrol ediyorum kapıyı kontrol ediyorum falan elimde olmaksızın akşamları pencereden bakma isteğini kaybettim. Sonraları alışma ve adaptasyon süresi tamamlanınca korkudan ziyade keyif olmaya başladı. Son bölümlere doğru detaylı bir mektuplasma olayına yer verilmiş ve o kafamda daha iyi sekillenmesine yardımcı oldu. Dili, akiciligi, betimlemeler vs vs hepsi yine harika idi benim için. Kitapta çok fazla karakter olduğu için bazen zihnimin karıştığı oldu fakat yavaş yavaş oda şekillendi.
Bu kitap yazarin klasikleri arasindaymis ve iyiki de okudum diyorum. Tam bir sanat konuşturmuş zira.
Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar diliyorum. ....