Korku Ağı

Stephen King
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·592 syf.··
2018 73. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2018 18:11
Okudum okudum ama okurken bende bittim. Bir anda bitirmek isteyeceğiniz gerilimin hiç eksik olmadığı bir roman. Ben şartlardan dolayı uzun bir zamanda bitirebildim ama elime alabildiğim her an romanı okumaya can attım. gerçek dışı vampirli felan kurgulu kitapların beni etkileyeceğini hiç düşünmezdim ama her okuduğumda korkarak gerilerek kitabı elimden bıraktım. Stephen king in diğer romanlarını okumak için sabırsızlanıyorum.
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
Salem's Lot, Vampir Klasiği
8/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2022 00:00
Yine bir King klasiği. Hep ertelediğim bir kitaptı, iyi ki daha fazla ertelemeden okumuşum. Normalde vampirlere ve vampir hikayelerine pek ilgi duymayan kişiliğimi bile etkiledi ve vampirlerden korkmamı sağladı! Kitabı okuyacaksanız bunu göze alın :). King romanlarının %90'ı korku ağırlıklı olmasına rağmen her zaman romanlarında çok ayrı duygular da tattırıyor ve hikayenin derinlerine inmenizde çok yardımcı oluyor. Bu romanında da aynı duyguları yaşayacağınızı garanti ederim. Karakterlere bir dostunuzmuş, komşunuz ya da ailenizden bir bireymiş gibi yaklaşacaksınız. Onlarla Salem's Lot'taki gizemleri beraber araştıracaksınız.
Düşünce
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
Korku Ağı
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2024 14:31
Okuduğuma çok memnun kaldım. Beklentisiz ama söz konusu vampirler olduğu için saf bir merakla başladım. Bir süre Stephen King okumayı düşünmüyordum ama bu yıl çıkan Salems Lot isimli filmi izledikten sonra kitabını çok merak ettim. Film fena değildi ama izlenmesi gereken çok şey varmış gibi hissettim. Geçiştirilmiş ve çok hızlı anlatılmış gibiydi. Kitabı okuduktan sonra hislerimde haklı çıktığımı anladım. Başrol karakterimiz Ben Mears, bir yazar ve çocukken yaşadığı Salems Lot kasabasına geri dönerek yeni kitabı için ilham bulmayı umuyor. Aslında amacı daha kişisel. Bir çok ürkütücü ve gizemli olaylarla ve dedikodularla meşhur olmuş, Salems Lot’taki Marsten köşkünü görmek istiyor. Çocukken edindiği ve yetişkin yaşamında da devam eden kabuslarıyla yüzleşmek ve kurtulmak istiyordu. Ne yazık ki kabuslarından kurtulmak yerine yeni kabuslar kazandı. Hem de çok daha fenasını... Vampir Barlow ve onun insan hizmetkarı Marsten köşkünü satın alarak adeta kasabaya musallat oluyor. Çocuklar kaybolmaya, insanlar ölmeye başlıyor. Gündüzleri bir şey sezmeyen kasaba halkı zamanla geceleri rüyalara çöken kabuslar gibi şeyler yaşıyorlar. Tek fark yaşadıkları dehşetin gerçek olması. Stephen King, kasabayı o kadar güzel ve kapsamlı anlatıyor ki içine çekildim. Her bir aile her bir dükkan, kasabanın süt dağıtıcısından, çöpçüsüne kadar her şeyi gizli bir kamera gibi izliyorum sanki. Tüm kasaba ve tüm evlerin içini kuş bakışı bir görünümden görüyor gibiyim. Ve o insanların tek tek vampirler tarafından avlanması ve her şeyin farkında olan Ben’le arkadaşlarının mücadele etmesi... Korkunç olmaktan ziyade gerilimle karışık bir dramaydı. Ama en çok hayran olduğum karakter küçük bir çocuk olan Mark’tı. O kadar akıllı, sağduyulu ve soğukkanlıydı ki, yetişkinlerden daha iyi mücadele etti. Çocuk
1000Kitap
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2018 102. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2018 19:27
Stephen King, akla hayale sığmayacak yaratıcı konular oluşturmakta ne kadar ustaysa klişeler üzerine yazarken de dudaklarımızı uçuklatan bir kalem gücüne sahip bir yazar. Bunun örneklerini daha önce de gördük. Mesela; Colorado Kid. King, gazetede denk geldiği bir haber üzerine aldığı ilhamla kısa bir roman çıkarıyor ortaya. Kaleminin akıcılığı ve merak uyandıran ilerleyişi ile yine kaliteli bir eser sunmuştu bizlere. Cujo'yu da burada örnek gösterebileceğime inanıyorum. Klasik kuduz köpek dehşeti bu kadar güzel anlatılamazdı, yazdığım yazıda bunu da belirtmiştim. Klişe bir konu, fakat işleyince altına dönüşmüş bile denebilir. "Mahşer" dahil birçok roman hakkında bu iddiamı sürdürebilirim. Elbette bahsettiğim durum yaratıcı romanları olduğu kadar yaratıcı olmayanları da var demek değil. Mahşer'in yaratıcı olmadığını iddia etsem bu klavye parmaklarımı kırardı. Fakat, Mahşer'in birçok hastalık bazlı korku/gerilim hikayesinin arasından sıyrılan bir roman olduğunu göz önünde bulundurursak; klişe bir konunun işlenerek tüm zamanların en iyi destanlarından biri haline getirilmesine şahit olduğumuzu fark edebiliriz. "Korku Ağı", Stephen King'in Bram Stoker'ın Dracula'sından ne kadar etkilendiğinin somut kanıtı. Bunu önsöz, sonsöz dahil her yerde belirtiyor. Röportajlarında dahil her zaman belirttiği bir gerçektir Dracula'dan ne kadar etkilendiği. Korku Ağı'nın üst düzey bir Stephen King romanı olmasının nedenleri çok. En başta, King harika analiz yapıyor. Dracula'yı okumuş ve etkilenmiş bunca yazar varken neden ondan esinlenen en iyi romanlardan biri King'in elinden çıkıyor? Bu hem iyi analizinin, hem de konuyu özgün bir hale getirecek harika eklemeler yapabilmesidir. Vampirler hiçbir zaman beni korkutan mistik yaratıklar olmamışlardır. Fakat, gecenin bir yarısı camın önünde
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
King Amca Fanıyım EVET
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 01:28
Stephen King'den okuduğum dördüncü kitap. Şimdi şöyle ben pek yazarak ifade edemiyorum duygularımı Korku edebiyatında bana zincirlerimi kırdırttığı için kendisine ne desem az ayrıca yazdığı olağanüstü eserlere hayran kalmamak bence mümkün değil. Korku Ağı'da şimdiye kadar okuduklarım içinde en iyi gerilimi yaşattırdı diyebilirim, korkmadım ama inanılmaz gerildim ve ürperdim. Hayvan Mezarlığı hala gözümün nur'u onun üzerine gül koklayamam neyse Youtube kanalımda duygu ve düşüncelerimi anlattım Korku Ağı ile ilgili ve yazar amcaya nasıl hayran olduğumu. Öyle işte. İzlerseniz pek bi memnun olurum. Keyifli okumalar diliyorum hepinize. Sevgiler youtu.be/jkzxURVe3tQ
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
Tipik bir küçük Amerikan kasabası, kanlı olaylara sahne olan tekinsiz bir ev ve kasabayı kasıp kavuran eski, çok güçlü bir vampir. Stephen King'in Hortlaklı Köy öyküsünü okuyanlar için tanıdık bir hikaye ayrıca. "Romanım, Bram Stoker'ın Dracula'sıyla bilinçli benzerlikler taşımaktadır" diye açıklayan King'in yazmış olduğu tek vampir kitabıdır ayrıca Salem's Lot. Stoker'ın Dracula'sı gibi Jerusalem's Lot un Barlow'u da iyi ki gerçek hayatta böyle bir yaratık yok dedirtecek kadar korkunç. Kitapta beğenmediğim tek şey ise aşırı fantastik kitap kapağı oldu :) Orijinal kitap kapağı çok daha iyi.
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2022 06:54
“Bak ve beni gör, cılız adam. Senin şömine önünde bir kitapla birkaç saat geçirdiğin gibi yüzyıllar geçiren Barlow’a bak. Bak ve elindeki sefil sopayla öldürmeye çalıştığın, gecelerin bu muhteşem yaratığını gör. Bana bak, yazar bozuntusu! Ben insan hayatlarını yazdım ve mürekkep olarak kan kullandım. Bana bak ve ümidini kes!” Jerusalem’s Lot küçük bir New England kasabasıdır ve burada da, benzeri yerlerde olduğu gibi dedikodular, tuhaf tipler ve saygı değer insanlar vardır. Tabii garip olaylar hakkında söylentiler de yok değildir; ama her kasabada olduğu kadar...   Yazar Ben Mears, çocukluk yıllarını konu alan ve o günlerden beri ona musallat olmuş korkularıyla yüzleşmek amacıyla bir roman yazmak için Lot’a döner. Çocukken tanık olduğu korkunç olayın gerçekleştiği ev –Marsten Köşkü− işte karşısındadır; fakat yeni ve gizemli kiracıları vardır. Kasabada bazı kuşkulu şeyler yaşanmaya başlayınca, Mears’ın belleğindeki karanlık anılar da canlanmaya başlar: Önce bir köpek hunharca öldürülmüş olarak bulunur, ardından bir çocuk kaybolur. Bunlar başlangıçta çok da sıra dışı olaylar olarak görülmez, fakat liste uzamaya başlar. Çok geçmeden kasabayı saran şaşkınlık hayrete, belirsizlikler dehşete dönüşecektir. Televizyonu kapatın – daha iyisi, koltuğunuzun yanı başındaki hariç, bütün lambaları da kapatın. Ondan sonra, bu loş ışıkta sizinle vampirler hakkında konuşalım. Sanırım, sizi onların varlığına inandırabilirim. - Stephen King Kitabimizin arkasındaki not bu şekildedir. Kişisel fikirlerim ise ; bu kitap yazardan okuduğum 4. Kitap . Yine çok beğendim. Yazar bu kitaba inanılmaz bir emek sarf etmiş. Eseri okurken aklınıza takılan sorulara son 100 sayfa kadar olan bölümde inanılmaz bir açıklama yapmış. Orijinal versiyonu ve çıkardığım bölümler tarzında. En
1K
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
10/10
·592 syf.··
2017 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2017 22:29
Stephen King'in Göz/Carrie adlı ilk kitabından sonra yazdığı Korku Ağı, yazarın en iyi eserlerinden bir diğeri olarak dikkat çekici bir çalışma. Ben 30 sene önce eski versiyonunu okumuştum. Burada yeni versiyonda hem kitabın girişinde bir hikâye var hem de kitabın son kısmında oldukça uzun bir başka hikâye var, ve ana hikâyenin devamı olarak görülebilir bu son öykü, zira yine aynı kasabada geçiyor. Ben okumadım ama kitaptaki bazı karakterlerin, meselâ Callahan'ın Kara Kule serisinde de görüldüğünü öğrendim. 30 sene önce bir ergenken okuduğum kitaptan konuyu değil, ama bende yarattığı hissi hatırlıyorum. Bu bir vampir hikâyesiydi, korkunçtu, işte bunları hatırlıyordum. 30 sene sonra uzun versiyonuyla bir kez daha okurken konusuna dair hiç birşey hatırlamadım kitabın. Haklıydım, karakterler, olaylar hatırlanacak bir iz bırakacak gibi değil, ancak kitabın başından sonuna devam eden ve artık son 100 sayfada meselâ giderek artan uğursuz, karanlık ve ışığın yavaş yavaş yok edildiği bir atmosfer yaratmayı çok iyi başardığını söylemem gerek yazarın. Stephen King'in en sevdiğim anlatım özelliklerinden olan irkiltici, tuhaf kafa konuşmaları burada yok gibi, bu yönünü ikinci eserinde tam geliştirmemiş demek ki, oysa bu çıldırtıcı kafa sesleri eserlerine- özellikle ilk dönem eserlerine- ürkütücü bir hava veriyor genelde. Korku Ağı'nda korku ve hatta terör hissi Jerusalem kasabasına ağır ağır yayıldıkça bu hissin giderek kör edici bir kesiflikte kitabın her yanına, kasabadakine benzer bir şekilde yayıldığını hissediyoruz. Bir vampirin yani onun temsil ettiği bütün kötülüklerin kasaba sakinlerine bulaşmasıyla herkes teker teker vampire dönüşürken, onları durdurmaya çalışan bütün iyilerin hiç bir kitapta tanık olamayacağımız- mesela Taht Oyunları'ndaki gibi, beklenmedik, ani-
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
9/10
·389 syf.··
Beğendi
·
2019 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2019 21:55
Adına bakınca baştan gerilim dozajımı yüksek tutarak başladım. Sonra gitgide kredim tükendi açıkçası. Güzel miydi? Kesinlikle güzeldi. Kurgusu, diyalogları, anateması... Ama ilk kez bir King kitabına 9 verdim. Bende kitabın 1982 basımı var. Yayınevi aynı. Çok eski, sayfaları parçalanmaya yüz tutmuş ve mükemmel kokan bir parça bu. (: Lâkin çokça yazım hataları var. Hatta bazı yerlerde diyaloglar bile kaymış. Sanırım zamanla editörler de gelişmiş. Şimdiki basımlar okunabilirliğin rahatlığından ötürü daha iyi gibi. Kitabı vampir temalarını sevenlere tavsiye ederim. Öyle saçmasapan vampir öyküsü de değil hani:) Kitabı roman okumayı seven herkese de tavsiye ederim. Yeni basımında sanırım ayrıca 2 öykü daha varmış ama bu eski basımda sadece tek hikâye var, zaten sayfa sayısı da 389. Bilginiz olsun.
Edebiyat
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
Jerusalem’s Lot’a Hoşgeldiniz :)
8/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2020 12:24
*VAMPİRLER* Eskiden vampirler güneş de ışıldamazlardı,dışarı çıkamazlardı ve bir yüzük yardımıyla Güneş’ten korunma gibi bir şansları da yoktu.Eski vampirlerin gözleri sürekli renk değiştirmezdi,sadece kırmızıydı.Eski vampirler de yeni vampirler gibi soluk tenli yakışıklı ve güzeldi.Eski vampirler yeni vampirler gibi insanları incitmemek için hayvan kanı içmezlerdi veya insan yemekleri ile beslenmeye çalışmazlardı; onların lüksleri vardı sonuçta = Saf İnsan Kanı.Son olarakta eski vampirler edepsiz veya görgüsüz değillerdi; davet edilmeden hiçbir yere giremezlerdi.Stephen King tabiki eski vampirleri tercih etmiş bu kitabında.Hadi incelemeye geçelim :) Yazar olan Ben Mears,çocukluğunda dört yıl boyunca teyzesiyle kalmış olduğu Jerusalem’s Lot’a bir roman yazmak ve geçmişteki korkuları ile yüzleşmek için geri döner.Çocukluğundan beri dimdik karşısında duran ve bir türlü peşini bırakmayan Marsten Köşkü kasabanın tepesinde adeta “Seni daima izliyorum Ben” dercesine dikilmektedir.Yıllar sonra yeni kiracıları vardır bu köşkün.Kiracıların gelmesiyle birlikte kasabada akıl almaz olaylar yaşanmaya başlayacaktır.Yoksa kasabaya bir daha Güneş hiç mi doğmayacaktı ? Kitaba başlarken adeta çamurun içine saplanmış bir arabayı çalıştırır gibi debelenip duruyoruz.Giriş bir o kadar anlamsız,bir o kadar yavan ve bir o kadar içine alamayan tipte.Sonuçsa her şey olurunda giderken sanki Stephen King “Canım sıkıldı bitsin artık” demişçesine kestirilip atılmış adeta hatta hızlandır tuşuna basılmış bile olabilir.Ama bir gelişmesi var ki 40.sayfa ile 500 arasını nefessiz soluksuz okudum. Stephen King bize öyle bir kasaba hediye ediyor ki (tekrardan) uzun süre aklımdan çıkacağını sanmıyorum.Her gün camdan dürbünle insanları gözetleyen Mabel,mankenlik hayalleri kurarken 17 yaşında anne olmuş
Edebiyat
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma

Yazar Hakkında

Stephen KingYazar · 124 kitap
Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine), korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilimkurgu ve fantazya türlerinde eserler üreten Amerikalı yazar ve senarist. Kitapları toplam 350 milyon kopyadan fazla sattı ve çoğunun film, televizyon dizisi, mini dizi ve çizgi roman uyarlamaları yapıldı. Yedi tanesi Richard Bachman müstear ismiyle olmak üzere, 62 roman ve 5 kurgu dışı eser yayınladı. Ayrıca çoğu, kitap koleksiyonlarında yayınlanan 200 kadar öykü yazmıştır. İlki 1987 yılında Sadist (Misery) romanı başta olmak üzere toplam 15 kez Bram Stoker Ödülü'ne layık görüldü. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı (National Book Foundation) tarafından "Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası" ile onurlandırıldı. 2004 yılında Dünya Fantazya Konvansiyonu (World Fantasy Convention) tarafından "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü. 2007 yılında Amerikan Gizem Yazarları Organizasyonu (Mystery Writers of America) tarafından "Grand Master" ödülüne layık görüldü. Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle, 2015 yılında Ulusal Sanat Vakfı (National Endowment for the Arts) tarafından "Ulusal Sanat Madalyası" ile onurlandırıldı. İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayımlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp 2005 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Yeşil Yol (The Green Mile), Esaretin Bedeli (the Man Who Loved Rita Hayworth aka the Shawshank Redemption) gibi pek çok kitabı senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır. İlk profesyonel kısa öykü satışını The Glass Floor adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories'e yapmıştır (1967). Kitaplarının çoğu memleketi Maine'de geçer. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King