Puan vermedi·244 syf.····Okunma: 15 Mayıs 2022 23:01 Selahattin Demirtaş'ın üç hikaye kitabının ardından yazdığı roman Efsun. Ben üslup, kurgu bakımından biraz daha kalemini geliştireceğini düşündüğümden merakla başladım okumaya. Gerçekten de üslubundaki gelişim farkedilecek düzeyde hissediliyor. Romandaki kişilerin her birinin ağzından anlatılan çok katmanlı bir kitap ancak kurgusu tahmin edilecek şekilde kolay örülmüş.
Başı merak uyandırsa da ilerleyen sayfalarda olabileceklere dair fikir edinebiliyoruz ve sonunda da yanıltmadı beni. Anlatımı sade, dili çok eğlenceliydi. Selahattin Demirtaş'ın ince dokundurmaları, yer yer küfürlü şakaları ve siyasi göndermeleri kitabı okuduğum süre boyunca gülümsetti beni.
Kitapta anlatılanlar birçok farklı şehirde geçiyor. Selahattin Demirtaş'ın daha önce ziyaret etmediği Çanakkale, Beyrut, Balıkesir gibi şehirlerin geçtiği bölümler, daha önce gitmediğini belli etmeyecek nitelikte yazılmış. Kızlarının internet araştırmaları sonucu, şehirlerdeki mekanlar, meşhur yemekler, gezilesi görülesi turistik alanlar çok ustaca yazılmış. Resim sanatına, ressamlara dair anlattıkları, Feyruz'un Ene La Habîbî'sini anımsatması, dört duvarın içinde bu kadar sınırsız, özgür olabilmesi, yazabilmesi kendisinden bir kez daha etkilenmek için yeterli bence.
Kitap her ne kadar klasik olmamaya dirense de, sonu klasik olmuş ama zor şartlar altında yazılmış, kıymetli bir hediye olarak gördüğümden bende hoş izler bıraktı.