Öncelikle çok kısa bir özet geçmek gerekirse. Santiago adında bir eleman var. Gece rüyasında buna geliyorlar. Piramitlerde hazine görüyor. Bu arkadaş İspanya'da. Kalkıyor gidiyor Mısır'a. Mevzu bundan ibaret.
Mevzu bundan ibaret dediğim hikaye açısından bundan ibaret. Kitabın amacı kesinlikle bir hikaye bir roman vermek değil. Herkes bunu yanlış anlamış. Neden teknik olarak roman, hikaye kitabı olarak anılıyor anlamış değilim. Bu tamamen bir felsefe kitabı. Hatta felsefeye giriş kitabı gibi bir şey. Kitap sürekli ama sürekli Ramiz dayı gibi hayat hakkında çarpıcı şeyler söylemeye çalışıyor. Altı bomboş lafları sanki dünyayı anlayabileceğimiz çok ağır laflar gibi vurguluyor. Bir anda ''aaaa oha lan'' olacağımızı falan sanıyor sanırım. Kesinlikle öyle bir şey olmuyor. Yani ben öyle çok da salak bir adam değilim okuduğumu anlamayacağımı sanmıyorum böyle bir kitapta. Bir şey vermiyor abi bu kitap. Genel olarak hiçbir şey vermiyor size.
Hani bir yemek sorulur sever misin diye. Siz de valla olursa yerim ama çok da aramam yani dersiniz. Felsefe benim için öyle. Kesinlikle aramam ama önüme gelirse de bi bakarım. Bu kitabı biraz da popüler olduğu için aldım açıkçası ne yalan söyleyeyim. Ancak kitap felsefeyi bile doğru düzgün yapamadığından çok sıkılıyorsunuz. Kişisel Menkıbe de kişisel menkıbe. Başka bir şey yok mu birader anlatacağın tamam anladık onu. Yani arada 3-5 tane çok nadir güzel laflar söylüyor o kadar. Gerisi anlamsızlığın içine anlam yükleme çabasıyla geçiyor.
Kitabın sonuna kadar gerçekçi olaylardan çok sapmadan, normal bir dünyadan ilerlemeye çalışan kitap. Kitabın sonunda fantastiğe dönüyor bir anda. İnsanların yüreğine bir şey anlatmak istiyorsan gerçekten sapmaman şart bana göre. Karakterle ve olaylarla kimse kendini bağdaştıramaz. Fantastik kitaplar için söylemiyorum bunu. Fantastik kitapların amacı size aydınlatma yaşatmak fikrinizi değiştirmek değil çünkü.
Bir de bu felsefe mevzusunu o kadar çok uzatıyor ki ve size anlamsız anlamsız şeyler anlatıyor ki off görmeyin. Nasıl bayıyor insanı. Biraz hikayeyi ilerletiyor hoop 2 sayfa kişisel menkıbe. İki adım atıyor karakterler hoop felsefe taşı. Hop evrenin ruhu derken oradan da biraz evrenin dili. Siz de 3-5 sayfa sonra ''ne anlatıyon olm?'' oluyorsunuz.
O kadar şeye rağmen niye 6 verdin diyeniniz olursa da. Hikayeyi sevdim ben açıkçası. Bu kitaptan felsefeyi şöyle %80 oranında çıkarsak. Hikayeyi de biraz detaylandırıp 150 sayfalık bir kitap yapsak. Muhteşem bir kitap olurmuş. Mis gibi konu aslında. Amacı bir roman yaratmamak olsa da çok güzel olurmuş. O hikayenin ilerlediği saf anlatım kısmından çok keyif aldım. Güzeldi yani Santiago'nun yaşadıkları ama işte kitap sürekli ''yaa işte hayat böyle kişisel menkı...'' diye araya girdiğinden 6 puan.