Gönderi

9/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2022 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2022 18:56
Kitap 12 Mart döneminin sancılarından esinlenerek kaleme alınmış. Ben yazarın bu kitabını okumadan hemen önce "Gülünün Solduğu Akşam" adlı kitabını okudum. O kitapta, yer yer bu kitaba göndermeler yapılmaktaydı. Bu yüzden "Yaralısın" adlı kitap ilgimi çekti ve "Gülünün Solduğu Akşam" kitabının hemen akâbinde okumaya başladım. Kitabımız siyasi suçlu kabul edilen kahramanımızın bir gece vakti gözaltına alınmasıyla başlıyor. Gerçek adını bilmediğimiz kahramanımız sözde "sorgu" sırasında korkunç işkencelere maruz kalıyor. Buna rağmen sadece "bilmiyorum" ve "hayır" sözcükleri dışında ağzından tek bir laf alamıyorlar. Maruz kaldığı işkenceler basit şekilde izah edilebilecek gibi değil; okudukça iliğinizin, kemiğimizin, kolunuzun, kafanızın, ağzınızın, burnunuzun, cinsel organlarınızın kısacası her bir uzvunuzun paramparça olduğunu hissediyorsunuz. Okudukça onurunu korumanın, direnmenin nasıl bir şey olduğunu bir kere daha anlıyorsunuz. Bu arada insanlığını yitirmiş işkencecileri de görüyorsunuz ve hafsalanız almıyor. Aylar süren işkencelerden sonra kahramanımız tutuklanarak cezaevine gönderiliyor. Böylece kahramanımızın cezaevi süreci de başlamış oluyor ve bizler koğuştaki Nuri'lerle tanışıyoruz. Kahramanımız koğuştaki yaşantı nedeniyle önce bocalıyor ve fakat çok kısa bir süre sonra diğerleri gibi o da Nurileşiyor. Birkaç alıntıyla incelemeni tamamlamak istiyorum: "Korkunun alçaklığa dönüşmesini istemiyorsun. Direneceksin. Acılar nice büyük olsa da uzun sürmez diyorsun, uzun sürmez, biter bir yerde. Bu işin sonunda bir gün bir kurtuluş olacaksa, insanca olmalı, onurlu olmalı diyorsun. Kendi kendinle yüz yüze gelebilmelisin, bakabilmelisin kendi yüzüne. Başkalarının yüzüne de. Ama kendi yüzüne bakamayan biri ne yüzle çıkar başkalarının karşısına? En korkuncu bu işte; kendi yüzüne bile bakamaz olmak." "Ölmezsen, öldürmezseler, sakat bile bıraksalar, buradan çıkarsan, gün gelir de bir gün buradan çıkarsan, toprağın üzerinde, güneşin altında, insanların arasında bir alçak gibi yüzün eğik dolaşmamak isteğindesin. Kesin, kesin bir istek bu. Basılmış, ezilmiş de olsan, bir papatya gibi yaşamak kararındasın, ezilmiş, yaralı bir papatya." "Dayan çocuğum. Sakın konuşayım deme. Bir kere konuşmaya başladın mı çözülür gidersin." "Dudağın yarılmış gibi. Burnun kanıyor olabilir. Daha güzel. Hiç olmazsa onlardan biri değilsin. Sana yaraşan, dudağının patlamış olması, burnundan kan boşanıyor olması. Vuran olmaktan daha güzel vurulan olmak; çok daha güzel."
YaralısınErdal Öz · Can Yayınları · 20192,462 okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.