Puan vermedi·296 syf.····Okunma: 08 Mayıs 2022 23:53 Matt Haıg’den daha önce Gece Yarısı Kütüphanesini okuyup çok beğenmiştim. Profilimde yorumu var oradan inceleyebilirsiniz ️
İnsanlarda en az Gece Yarısı Kütüphanesi kadar sevdiğim bir kitap oldu.
Anlaşılan yazarın her kitabını okuyacağım çünkü derin konuları çok akıcı bir şekilde yazıyor. Kitaba başlıyorsunuz ve bir bakıyorsunuz bitmiş. Üstelik her bittiğinde ‘ben ne okudum öyle müthişti’ diyebiliyorsunuz.
Kitabın konusundan önce bilmeniz gereken bir şey var. Yazarımız bu kitabı yazmadan önce panikataklarının çoğaldığı, kendini insanlardan soyutladığı kötü bir dönemde yazıyor.
Profesör Andrew Martin, adında dahi bir karakter yaratıyor. Bu karakter dünyanın seyrini değiştirecek asal sayıların örüntüsü ile ilgili zeka denklemini çözüyor.
Daha önceden bu örüntüyü keşfetmiş ve teknolojide çığır açmış başka gezegendeki uzaylılar bunu fark ediyor. İnsanlardan nefret ettikleri ve birazda korktukları için Profesör Andrew Martin’i öldürüp bedenine kendi adamlarından birisini yerleştiriyorlar.
İşte her şey burada başlıyor. Bir uzaylı insan gibi davranmaya çabalıyor ve kendi türümüze uzaktan bir bakış sağlıyor bize.
Ben başlarını okurken biz ne kadar kötüymüşüz ya her kötülük insanlarda varmış deyip insanlığımızdan utandım.
Haıg, gerçekten de insanlardan nefret etmiş yazarken. Her şeyi yüzümüze yüzüme vurmuş derken asıl meselenin, insan olmanın anlamı neymiş bize çok güzel gösteriyor.
Başlarda insanlığımızdan nefret ederek okusamda sonuna doğru iyi ki insanız dedim.
İyi ki duygularımız var. İyi ki sevgi nedir biliyoruz…
Lütfen bu kitabı okuyun okutturun!
Kalbinizdeki raflara..