Gönderi

8/10
·448 syf.··
2022 29. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2022 15:43
𝕲𝖚𝖟𝖊𝖑 𝖐ı𝖟𝖑𝖆𝖗ı 𝖍𝖊𝖗𝖐𝖊𝖘 𝖘𝖊𝖛𝖊𝖗 𝖘𝖊𝖛𝖌𝖎𝖑𝖎 𝖐𝖆𝖗𝖆𝖓𝖑ı𝖐 𝖆𝖒𝖆 𝖌𝖚𝖟𝖊𝖑 𝖐𝖆𝖑𝖕𝖑𝖊𝖗𝖎 𝖎𝖓𝖈𝖎𝖙𝖎𝖗𝖑𝖊𝖗. "Saklambaç", N. G. Kabal'dan okuduğum 2. kitap oldu. İlki "Gecenin Hikayesi Aylema"ydı (umarım adını doğru demişimdir). Ve ben kitap ne kadar akıcı olsa da ne karakterlerle bağ kurabilmiş ne anlatımı ne de konuyu sevebilmiştim. Yine de yazarın aldığı övgüler ve kitaplarındaki alıntılar beni etkilediği için başka bir kitabını daha denemek istedim. Bu da daha önce Wattpad'de bir kısmını okuyup heyecanla yeni bölümlerini beklerken kaldırılan "Saklambaç" oldu. "Saklambaç", Amerikan gençlik dizileri tadında, bir zamanlar moda olan "Birimiz Yalan Söylüyor" tarzında, cinayet-polisiye olayları içeren çerezlik diyebileceğimiz kitap. Seri olacak ve daha ikinci kitabı çıkmadı, normalde çıkmadan da okumazdım ama arkadaşım okuyup da illa oku diyince okudum. Belki birazcık bunun pişmanlığını yaşıyor olabilirim o yüzden benim gibi kitabı merak edenlere tavsiyem 2. kitabın çıkmasını beklemeleri. Konusundan kısaca bahsedersem Ansel adında, üniversitenin popüler kızlarından birinin ve arkadaşlarının kasabasında amigo takımlarının başına gelen cinayetler zincirini okuyoruz. Kim olduğunu bilmediğimiz seri katilimiz çoğu kişinin birbirini tanıdığı kasabada fink atıyor. Bu olaylardan hemen önce gelen Dedektif Christopher da bu cinayetleri inceliyor ve Ansel'e katilden gelen mesajlarla da onun üzerinde yoğunlaşıyorlar. Tabii olaylar bir iki cinayetten ibaret değil. Ansel'in geçmişi, arkadaşlarının başlarına gelenler, ailesi ve diğer bir sürü şeyi irdeliyoruz kitapta. "Saklambaç"ta beğendiğim şeyler, yazarın akıcı anlatımı, dizi izliyormuş gibi hissetirmesi ve katili kolay kolay tahmin ettirmemesi. Ben genel olarak konuyu ve gidişatını sevdim. Sevmediğim kısım da kurgudaki açıklar ve mantık hatalarıydı ki bunlar ikinci kitapla toparlanacak gibi şeyler olmadığından söyleyebilirim ve spoiler da içermiyor bu sırada söyleyeceklerim. Birincisi bunlar hemen herkesin birbirini tanıdığı bir kasabada yaşıyor, Amerika'dalar ve günümüzde Türkiye'de bir köyde bile bu zor. Neyse bunu kabul ettik diyelim çünkü cinayet şüphelileri belirli sayıda olmalı. Bu sefer bu küçük olarak düşündüğümüz kasabada neden bir özel üniversite var sorusu aklımıza takılıyor. Tabii öyle Türkiye'deki gibi binadan bozma da değil herhalde ki spor salonları, kapalı yüzme havuzları falan var. Ve bir sürü zengin aile de bu kasabada yaşıyor. Bunları da geçsek kasabada birden fazla hastane varmış en lüks olanları da 19 katlıymış. New York'un ortasında falan 19 katlı, tam teşekküllü ve teknolojik bir hastane vardır herhalde anca. Bu durumlar yazarın izlediği dizilerden kaptıklarıyla bir kitap yazdığını hissettirdi, sanki yazmadan önce çalıştığı tek yer kilise duvarlarında yazan İncil'den alıntılardı. Bir diğer problem anlatılan üç kızımızın da okudukları bölümlerinin 1, 2 ve 3.sü olmaları. Aynı zamanda amigolar, aynı zamanda partiliyorlar durmadan, saatlerce makyajlarıyla uğraşıp aynı anda spor yapıp alış verişe çıkıyorlar ve ayda yılda bir de kütüphaneye ders çalışmaya gittikleri halde çok başarılılar. Ve bunları fizik okurken yapıyorlar. Ne bölüm kolay ne de bir üniversitede bu şekilde okunarak başarılı olunur. Yazarın karakterlere "Güzel ve bakımlı olmamız zeki ve çalışkan olmadığımız anlamına gelmez." mesajı verdirmek istemiş ama biraz gerçekliğin dışına çıkmış. Bir diğer durumsa karakterlerin samimiyetsiz arkadaşlıklarıydı. Burada yazarın amacı zaten kızın yalnızlığı ve yapay ilişkilerini göstermek olsa da -burası az buçuk SPOİLER sayılabilir- kızın eski erkek arkadaşı gelince en yakın arkadaşını yalnız bırakıp eski sevgilisiyle partileyip sonra da birlikte oturup ikisiyle birden takılmaya uğraşmazsınız yani. Kitabın sonuyla başı arasında karakterlerin ani duygu geçişleri yaşadığını düşündüm bu yüzden. Karakterler liseye gitse, 19 katlı bir hastane görmesem ve karakterler bir lise sınıfında 1, 2 ve 3. olsalar çok daha gerçekçi olup hoşuma giderdi sanırım. Ama yazar karakterlere durmadan içirip ilişkilere daha rahat sokmak için onları üniversiteye göndermek zorunda kalmış gibi. Ama genele baktığımızda kafamı oldukça dağıtan ve devamında ne olacağını daha da fazla merak ettiğim bir kitap oldu. Yazarı ya da türü sevenlerin seveceğine eminim. Arkasında "Yetişkin okurlar içindir." yazıyor çünkü içinde çok ağır olmasa da cinsel sahneler, içki ve sigara kullanımı, cinayetler zinciri, mazoşist-sadist bir karakter var. Yazarın da dediği gibi herhangi bir Netflix dizisini izliyorsanız daha fazlası yok. Ama genel olarak 16 yaş üstüne bence daha uygun bir kitap...
Roman
SaklambaçN. G. Kabal · Martı Yayınları · 20226,4bin okunma
·
452 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.