#seldaokudu #müzeyyen
Ahh Müzeyyen ahhh senin de nasıl bir hayatın varmış.
Ben okurken bu kadar da olmaz dedim.
Ama malesef böyle hayatlar da var biliyoruz.
Zaten bu kitap da yaşanmış bir hikaye...
Müzeyyen İstanbul 'un Ayvalıdere muhitinde doğup büyümüş 4 çocuklu ailenin 3. Çocuğudur.
Sapsarı saçları yemyeşil gözleri ile bir görenin bir daha bakacağı genç ve güzel bir kız olur.
Ama derler ya insanın kaderi güzel olsun. Eeehhh işte tam da bu söz Müzeyyen için geçerlidir.
İlk aşkı sokakta seyyar satıcılık yapan Yadigar olur onunla tadar aşkı. Sonra askere gidince yollarını bekler hatta her şeyi göze alıp yanına gider. Bir gün ise ölüm haberi gelir ve onu öğrendiği gün ise aldatıldığını da öğrendiği gün olur. Apar topar ailesi memur biri ile evlendirir. Ama hep mutsuz olur özgür ruhlu Müzeyyen. O evlilikten ona kalan Ayhan olur ve yıllarını ayırır. Bir arkadaş kurbanı olup kötü yola da düşer bu da mı olacaktı derken sanmayın ki burda bitiyor. Daha neler neler yaşıyor Müzeyyen.
Onu o yoldan kurtaran Yıldırım ile bir hayat kuruyor ama bu herkesin gözünde kötü bir yoldur ama ona göre aşk vardır ve onun doğrusu da sevip sevilmektir.
Müzeyyen'in hikayesini okurken hani bir tabir var ya bunlar pişmiş tavuğun başına gelmez tam da öyle diyeceksiniz.
Kitapta bölüm olmaması beni üzen bir detay oldu çok sonra bir solukluk ufacık aralar verilmişti ama ben kitapta bölüm arayan bir okuyucuyum. Bir de kitapta biraz daha duygu beklerdim yaşadıkları çok ağırdı o duyguları almak yani okumak isterdim.