Puan vermedi·98 syf.····Okunma: 23 Mayıs 2022 20:51 Bu sözü zaman zaman duyarız: “Evrende bir toz tanesi bile değiliz…” Aslında
oransal olarak doğru bir benzetim olsa da bu sözün amacı kozmik ölçek
konusunda fikir vermekten ziyade insanın kendisini fazla büyük görmemesi
gerektiğini hatırlatmaktır. İşin felsefi boyutunu bir kenara bırakırsak bu
minicik toz tanesine yani insan aklına sığan şeyler hiç de azımsanacak gibi değil.
Geldiğimiz noktada evreni oluşturan temel kuvvetleri büyük ölçüde anladık. Evet,
karanlık madde ve karanlık enerji hâlâ “karanlıkta” kalan noktalar. Fakat başta James
Webb Uzay Teleskobu olmak üzere yüksek teknolojili yeni aygıtlar geliştirebildik ve
bunlar sayesinde evreni gören gözlerimiz gittikçe daha keskin oluyor. Biz bu aygıtlardan
gelen verileri matematikle anlamlandırıp yoğurarak elle tutulur somut bilgiler haline
getirdikçe, kozmostaki henüz açıklayamadığımız pek çok fenomen üzerindeki gizem
perdesinin birer birer kalkacağından şüphem yok. Önümüzdeki 30-50 yıl içinde Güneş
Sistemi’ndeki uyduların buzlu okyanuslarında yaşam olup olmadığı ya
da Büyük Patlama’dan önce ne olduğu gibi büyük sorulara cevap
bulacağımızı düşünüyorum. Dahası Görelilik ve Kuantum mekaniğini
birleştiren yeni bir teorinin geliştirilme ihtimali de heyecan verici
bir başka olasılık. Kozmosun zaman mefhumu ve insan ömrünü
düşündüğümüzde “toz tanesi” benzetmesini hatırlamamak elde
değil. Fakat bilim açısından heyecanlı zamanlarda yaşadığımız
kesin. İnsanlık tarihi açısından çok önemli bilimsel atılımların eli
kulağındayken böyle güzel bir bilim dergisiyle sizin gibi aydınlık
zihinlere sesleniyor olduğum için kendimi şanslı
hissediyorum…