·1025 syf.····Okunma: 14 Mayıs 2022 16:58 Bir kitaba başlarken öncelikle uygulamadaki incelemeleri tarayıp fikir edinmeye çalışırım. Bu kitaba başlamadan önce de incelemeleri okurken bir yorumda şöyle diyordu: Dostoyevski' nin en iyi romanını Suç ve Ceza zannedenler henüz Karamazov Kardeşler'i okumayanlardır." Nasıl yani, dedim; Suç ve Ceza' dan daha güzel roman mı olur? Kesinlikle Suç ve Ceza'yı geçemez diyerek başladım romana.
İlk yüz sayfayı okudum, eee dedim hani bu kitap daha güzeldi. Açıkçası sarmadı beni sonra acele karar verme, dedim bir yüz sayfa daha okudum yine aynı. Karakterler oturmadı, belli bir olay yok. Bir yerde Alyoşa diyorsa bir yerde Aleksey diyor; bir yerde Dimitri bir yerde Mitka oluyor.Bu kimdi, hangi kardeşti karmaşasına girdim, oturmadı kitap. Bir ara kitabı bırakmayı düşündüm, birkaç gün okumayı bıraktım tekrar incelemelere göz attım. Bu kadar insan kitabı övüyorsa yanılmış olamaz, diyerek devam etme kararı aldım.
Açıkçası kitap 300. sayfadan sonra akıp gidiyor, karakterler ve olay oturuyor. Her karakter ayrı bir dünyanın adamı, ayrı bir felsefenin ürünü. Kitapta Rus yaşantısı öyle güzel tasvir edilmiş ki en ince detayına kadar tanıma şansı buluyoruz onları. Ve bizden de çok farkları olmadığını.
Kitabın sonlarına yaklaştıkça keşke bitmese dediğim bir kitaptı. Bittiğinde ise iyi ki okumuşum dediklerim arasına girdi. Kesinlikle bir şaheser.
Gelelim Suç ve Ceza mı yoksa Karamazov Kardeşler mi daha güzel olayına. Bence eş değer. Her ikisinin de verdiği mesaj çok farklı, hazzı aynı.