"Yaşanmış anların bazı duygu ve sezgilerini sonradan sözcüklerle canlandıramayız. Öyle görünüyor ki insan yaşamalı ve yalnız kendine, evet yalnız kendine saklamalı. Ne yazık ki sözcüklerin, cümlelerin gücü her şeyi yeniden yaratma noktasına ulaşabilmiş değil henüz."
Aktarılamayanlarını dökmüş Mehmed Uzun. Serdar karakteri üzerinden sürgün yıllarını gözler önüne seriyor, yalnızlığını açıyor biz okurlarına. Serdar bir Kürt aydını ve "Yaşlı Rind'in Ölümü" ülkede yaşanan siyasi krizlerden kaynaklı olarak ülkeden ayrılmak zorunda kalışının, bu yolculuğunda sınır köylerden birinde tanıdığı ama pek de tanışmış sayılamayacağı usta kavalcı ve Rindi olan Yaşlı Rind'in kısa öyküsü.
İki büyük dünya savaşı, iki dev yıkım, iki koca "bıçak kalbimize saplanan"... Bu sürecin tanığı Rind mana arayışında bir yolcu.
Zincirlenmiş özgürlüğün hasreti, zincirlenmiş özleme özlem duyarak, zaman zaman anadilimde okuyamamanın hüznü ile, konuşman bile yasakken yazabildiğin için saygı minnet ve büyük bir gurur ile iyi ki sen Mehmed Uzun ruhun şad olsun!
Rindilik hakkında kısa da olsa bilgi endinmek için tr.wikipedia.org/wiki/RindYaşlı Rind'in ÖlümüMehmed Uzun